Biliyorum karşınıza hep bu tür haber ve yazılar ile çıkıyorum. 'Ya kardeşim bu memlekette hiç güzel şeyler olmuyor mu?' diyenleriniz de vardır. Ama benim adliye serüvenimde güzel şeylerle karşılaşamadım, bu gidişle karşılaşamayacağım da...

İlk okul sıralarında okuyan akıllı, sessiz öğrenciler için; 'inek misin sen' denildiğini sıklıkla duymuşuzdur. Kendini deliliğe vurarak yaşamasını bilen eğlenceli tip çocuklar için ise 'çok yaramaz biri' denildiğini de... Bunların her ikisini yapan orta halli çocuklar için ise, 'Kendi halinde' biri denirdi. Sizinle tam da bu açıklamalara uyacak olan sevdiğim bir hikayeyi paylaşmak istiyorum, buyurun:

*****

Bir akıllı ve bir deli arkadaş olmuş. Birbirlerini çok sevmişler. Çok iyi anlaşıyor ve vakit geçiriyorlarmış. Tabii anlaşamadıkları şeylerde oluyormuş. Bir gün akıllı hayatlarını tamamen değiştirebilecek bir plan düşünmüş.
Günlerce plan üzerinde çalışmış ve sonunda bitirmiş. Hemen arkadaşına göstermiş. Arkadaşı sevinçle "muhteşem bir plan" demiş. Akıllı bir süre daha düşündükten sonra bu plandan vazgeçmiş. Çünkü planı gerçekleştirmek zormuş. Deli ise arkadaşının vazgeçmesine aldırmadan planı uygulamış ve çok zengin olmuş. Akıllının yanına gelmiş ve tüm para yönetimini ona vermiş. Sonsuza kadar mutlu yaşamışlar...

*****

Kısa bir hikaye, ama hikayenin ana fikri basit.

 "Hayatta akıllı gibi düşüneceksin Ama deli gibi yaşayacaksın"  bilgi erdemdir

Cesaretini, her zaman yüksek tutacaksın. Hayatını muhteşem yapmak istiyorsan. Önüne çıkan fırsatları değerlendireceksin.

Dileklerini yerine getirecek en büyük güç senin iç dünyanda gizli. Pek çok ünlü düşünür; hayatları boyunca deli damgası yemiştir. Yüzyıllar sonra ise ne kadar haklı oldukları ortaya çıkmıştır.

'Sıcak çok sıcak olacak' sözünün hakkını bu yaz mevsimi bize gösterdi. Sıcaklık ortalamaları Kayseri için bir hayli fazla olurken, güneş resmen derimizi yakma noktasına geldi. 2 dakikalık güneş altında ki yürüyüşlerimizde kan-ter içinde kaldık. Güneşin kavurucu ısısı bu yaz kendini diğer yaz mevsimlerine oranla daha fazla hissettirdi.

İnsanlar çok önemli olmadıkça iş dışında evlerinden çıkmamayı tercih etti. Bazı vatandaşlar camii içerisinde namaz sonrası uyumayı tercih ederken bazı vatandaşlar ise ağaçların gölgesinde serinlemeye çalıştı.  Bunların dışında serinlemek ve tatili geçirmek için insanlar kendilerini sahil kasabalarına attı.

Nemin de fazlalaşması ile birlikte gölge yerlerde bile sıcaklık değerleri yüksekti. Kayseri'nin son zamanlarda böyle sıcak olmasının temelinde barajların etkisinin olduğunun kanaatindeyim.  Barajların sıcak havayı buharlaşma yolu ile birlikte çekmesi şehri adeta ateş yerine çevirdi. Sıcak havaların bunaltması ile birlikte 'yaz bitse de kış gelse' dediğimiz günleri yaşıyoruz. İnşallah yakın bir zamanda kış mevsimini hissettirecek soğuklukları yaşamamız dileğiyle...

Yıl 1968 yedi yaşındayım kale içindeki dükkanımıza rahmetli Dedem her zamanki heybetiyle selam vererek dükkandan içeri girdi. Hepimiz ayağa kalkarak hemen Dedeme yer gösterdik. Oturdu Babamda dahil içer de o anda olan müşterilerde Dedemin elini öpüp hayır duası aldık.

Bugün bazı şeyleri yeniden düşündüm. Şehir uykudayken, küskün mavisi bulutlar daha bir serinken, caddelerde kimsecikler yokken...

Haberden uzak kalmamak için e-posta grubumuza üye olabilirsiniz.
reklam