Kayseri Haber / Kayseri’de halı dokumacılığının gelişimi, 19. yüzyılın sonlarında atılan girişimlerle kısa sürede önemli bir üretim sektörüne dönüşerek hem şehir ekonomisine hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun ticari hayatına katkı sağlayan bir alan haline geldi. Araştırmacı Alboyacıyan’ın aktardığı bilgilere göre, 1890’lı yıllardan önce Kayseri çarşılarında daha çok Kırşehir’de üretilmiş kilimler ile Kürt ve Avşar aşiretlerinin dokuduğu halılar satılıyordu.

Kentte bilinen ilk halı dokuma girişimi ise 1890–1891 yıllarında Rum Metropolitliği tarafından gerçekleştirildi. Aziz İoannis Manastırı’ndaki yatılı okul öğrencilerine dokumacılığı öğretmek amacıyla İncesu’dan (Kırşehir) bir kadın dokumacı getirildi. Bu girişim, Kayseri’de halı üretiminin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Rum Metropoliti’nin çabasından haberdar olan Krikor Ağa Kundakçıyan da şehirde bir tezgâh kurarak ipek halı dokutmayı denedi ancak bu girişim başarılı olamadı. Daha sonra Mıgırdıç Yazıcıyan’ın 1894 yılında başlattığı çalışma ise önceki denemelere kıyasla daha başarılı sonuç verdi.

1895 yılına kadar bireysel nitelikte kalan ve çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanan halı dokuma çabaları, sonraki on yıl içinde büyük bir artış gösterdi. İstanbul’da yayımlanan Püzantiyon gazetesine göre şehirdeki halı tezgâhı sayısı 1898 yılında 2 bine ulaştı. 1901 yılına gelindiğinde ise Kayseri ve çevresinde bu sayı 5 bine çıktı. Tezgâhların büyük bölümünde seccade üretimi yapılırken, büyük boy taban halısı üretiminin sınırlı kaldığı belirtiliyor.

Her tezgahta bir usta dokuyucu bulunuyor, yanında ise dokumacılığı öğrenen ve yaşları genellikle 6 ile 10 arasında değişen iki ya da üç kız çocuğu çalışıyordu. Tezgâhlar çoğunlukla evlerin bu işe ayrılmış bölümlerinde kuruluyor ya da dokumacılar mahallelerde küçük odalarda bir araya gelerek üretim yapıyordu. Her iki üretim alanı da “işlik” olarak adlandırılıyordu.

Kayseri doğusuna hastane kararı! Aşkın Genç’ten açıklama
Kayseri doğusuna hastane kararı! Aşkın Genç’ten açıklama
İçeriği Görüntüle

Halı üretimi Kayseri’de öncelikle Ermeni topluluğu içinde gelişip yaygınlaştı. Zamanla Türk ve Rum tüccarların da sektöre girmesiyle üretim daha geniş bir ekonomik faaliyete dönüştü. Alboyacıyan, 1898 yılında şehirde 20 veya daha fazla tezgâha sahip üreticilerin isimlerini de kaydediyor.

Sektörün büyümesi ve ekonomik öneminin artmasıyla birlikte devlet bürokrasisi de halı ticaretini elinde tutan tüccarlarla iş birliği yaptı. Bu iş birliğinin en önemli sonucu, Mutasarrıf Mehmet Nazım Paşa tarafından 1898 yılında kurulan Halı Komisyonu oldu. Şehirde halı üretimini organize etmek ve denetlemek amacıyla kurulan komisyonun başına, 50 tezgâha sahip üretici İmamzade Ömer Efendi getirildi. Komisyon üyeleri arasında dönemin önde gelen Ermeni tüccarları Krikor Kundakçıyan, Hagop Morukyan, Hovhannes Mıhcı Avagyan, Haygazun Yakupyan ve Harutyun Mariyan yer aldı. Komisyon bünyesinde ayrıca bir katip ve bir çavuş da görev yapıyordu.

Halı Komisyonu’nun temel görevi dokumacılar ile tüccarlar arasındaki ilişkileri düzenlemek ve ticareti geliştirmekti. Haftada iki gün toplanan komisyon, atölye sahipleri ile işçiler arasındaki anlaşmazlıkları çözüyor, doğal boya kullanılıp kullanılmadığını denetliyor ve alınan kararların uygulanmasını sağlıyordu. Ayrıca dokumacı ücretleri de standart hale getirildi ve 100 ilmek için 1,5 para ödeme belirlenirken, en iyi ustaların günlük kazancının 10–12 kuruşa kadar çıktığı ifade edildi.

Komisyon, halıcılığın gelişimini desteklemek amacıyla her ipek halı tezgâhından bir mecidiye, her yün halı tezgâhından ise yarım mecidiye vergi toplanmasını da önerdi. Böylece Kayseri’de halıcılık, kısa sürede organize bir üretim alanına dönüşerek bölgenin ekonomik yapısında önemli bir yer edindi.

Kaynak: Süleyman Savranlar