Koronavirüs sonrası nefes borusu daralan kadın ölümden döndü - Kayseri Deniz Postası

Hunka Kurban

Sağlık
Tipografi
  • Daha Küçük Küçük Orta Büyük Daha Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

Kayseri'de geçtiğimiz yıl ekim ayında koronavirüse yakalanan ve entübe olan Sümeyra Üçözden, hastalığı atlatmasına rağmen aylar sonra ciddi bir nefes darlığı sorunu yaşadı.Nefes alamaz hale gelen Üçözden yaşamını kaybetme riskiyle burun buruna geldi. Kayseri’de havayolu darlığı iki kez endoskopi yapılarak genişletilmesine rağmen hızla tekrar daraldı. Bunun üzerine tedavi için İstanbul’a gelen Üçözden, özel bir teknikle gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Gen kadın, bugün rahatça nefes alabiliyor.

 

Ailesiyle birlikte koronavirüse yakalanan Sümeyra Üçözden, şikâyetlerinin artması sonucu hastaneye kaldırıldı. Yapılan incelemeler sonrasında virüsün akciğerlerini yoğun şekilde etkilemesi nedeniyle yoğun bakıma alındı. 40 gün yoğun bakımda kalan genç kadın iki kez kalbinin durması, böbreklerinin hasar görmesi sonucundan diyaliz makinasına bağlanmasına rağmen uzun süreli ciddi bir yaşam savaşı vererek hastalıktan tamamen kurtuldu. Ancak hastalığı atlatmasına rağmen hastaneden taburculuğu dönemde iyileşmek yerine şiddetli nefes darlığı çekmeye başladı. 20 milimetre olması gereken nefes borusu çapı, entübasyon hasarı nedeniyle 5 milimetreye kadar düşmüş ve yaşamını tehdit etmeye başlamıştı.


Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi ABD Başkanı Prof. Dr. Sina Ercan ve ekibi tarafından gerçekleştirilen ameliyatla, nefes borusunun ileri derecede daralmış olan kısmı çıkartılarak sağlıklı uçları ses tellerine çok yakın bir seviyede özel bir teknikle tekrar birleştirilen Üçözden yeniden sağlığına kavuştu.


"YAŞAMASI MUCİZE DEMİŞLERDİ"


Koronavirüs tedavisi sonrası uyandığında sesini kullanmakla ilgili sorunlar yaşadığını anlatan Sümeyra Üçözden, o dönem yaşadıklarını şöyle anlattı:


“Kendime geldiğimde dudak, sırt, diz, kalça ve kuyruk sokumumda ciddi yaralar vardı.  Konuşmakta zorlanmamın da normal olduğunu düşündüm. Çünkü kendimde olmadığım günlerde o kadar ağır duruma gelmişim ki kalbim, böbreklerim, karaciğerim iflas etmiş; sürekli diyalize bağlanmışım. Doktorlar eşime, aileme 'iyileşmesi çok zor, bir mucize, biz elimizden geleni yapıyoruz' demişler. Ailem benimle defalarca vedalaşmak için yanıma gelmiş. O günleri atlattım, çok şükür iyileştim.


Ancak hastaneden çıktığımda bir gün nefes egzersizi yaparken nefes alamadığımı fark ettim. Boğulmaya başladığımı hissettim ve eşim hemen 112 Acil Servis'i aradı. Hemen müdahale ettiler, nefes almaya başladım. Ancak doktorlar nefes borumda darlık oluştuğunu ve yaşamımın tehlikede olduğunu söyledi.”

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım