-reklam-

‘Ağır’ mahkemelerde ‘hafif’ davalar…

Şeref Kahraman

SerefKahramanAğır Ceza Mahkemesi’nde ‘silahla yağma’ davası vardı.

Merakla izlemeye başladım. Sanık tutuksuz, genç bir çocuk…

Mağdur tarafta bir kadın, bir anne…

Kısacası mağdur anne, sanık oğul…

Bu sıralar çok rastlamaya başladım mahkemelerde, üst soydan kavgaları görmeye…

Anne ilk ifadesini emniyete vermiş, orada bıçak tutup, para vermezse öldüreceğini söylemiş, oğlundan şikayetçi olmuş.

Mahkeme günü geliyor çatıyor, oğlu ‘silahla yağma’ suçundan yargılanıyor.

Hooop bir bakıyoruz.

“Ben oğluma kızdım, onları kızgınlıkla söyledim, herhangi bir tehdit olmadı, bıçak çekme olmadı, parmağımı yemek yaparken kestim. Oğlumla hiçbir sorunum yok.”

Mahkemede anne bu sözleri söylüyor, mahkeme heyeti şaşırıyor, başkan dosyayı açıp oğlunun önceki ifadesini okuyor.

“Annem üvey babayı da aldatıyor, hayasızca yaşıyor, kızgınlıkla bıçakladım” tarzında savunma yapmış.

Anneye dönülüp bir daha soruluyor, ‘yok öyle bir şey, o da kızgınlıkla söylemiştir’ diyor.

Çocuktan çıt çıkmıyor, nasıl çıksın? Silahla yağma suçu, 10 yılla yargılanıyor.

Savcı mütalaasında yağma olmadığını, kasten yaralama suçu olduğunu ve sanığın yaralamadan cezalandırılmasını istiyor. Mahkeme sanık oğula ‘basit yaralama’ suçundan 3 bin TL adli para cezası verip gönderiyor.

Bu dava yaklaşık yarım saat sürüyor. Yani kısacası yargının zamanından 30 dakika çaldılar. Ülkede o kadar olaylar, adli vakalar var ki, yargılaması yapılacak. Bu tür basit davalar yüzünden dosyalar çoğaldıkça çoğalıyor. Herkes aklını başına almalı ve bir şikayette bulunacağı zaman, hatta ve hatta bu öz oğlun ise neyle yargılanacağı, o yargı makamının ne kadar yücve olduğunun bilincinde olmalı. Bu seferlik böyle oldu ama ben böyle basit görünen suçlar yüzünden yıllarca hapis cezası alan, hayatları kararan o kadar sanık ile karşılaştım ki saymakla bitmez.

İkinci bir konudan bahsetmek istiyorum kısaca… Yine ağır cezadayız, uyuşturucu davası… Sanıklar, tanıklar dinleniyor.

Şimdiye kadar hep karşılaştığım bir durum. Önceki ifadelerini kabul etmeyen sanıklar, tanıklar mahkemede öyle bir şey diyorlar ki şaşkınlıkla izliyorum: “Polis kafasına göre ifade aldı, yazdı, imzalattı.”

Buna kim inanır acaba? Bir polis kafasından nasıl bir suç uydursun? ‘Avukatın eşliğinde vermişsin’ diyor yargıçlarımız, ‘ben o ifadeleri vermedim’ diyor. Kardeşim ben de şahit, mağdur hatta yazdığım birkaç haberden sanık bile oldum. Avukat bile tutmadım ama hiçbir polis benim ifademe müdahalede bulunmadı. Ne dediysem yazdılar, okuttular, imzaladım.

Yani bu ayyaşları, uyuşturucu zanlılarını yargılamak kadar zor bir iş daha yok.

Allah yargımızın ve emniyetimizin yardımcısı olsun diyorum.

0
0
0
s2smodern
powered by social2s
Reklam

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım

Resmi İlanlar