Atasu

atasuÇevremizde olumsuz tipler yani hastalıklı tipler vardır. Olmamış şeyleri olmuş gibi gösteren gerçeği sapıtan yalan yanlış şeylerle insanların hayatlarını altüst eden tipler. Dedikodu mani faturası diyelim bunlara. Ellerine ne kadar ücret veriyorlar, karları nedir,  görevi ve bu görevi asla ihmal etmezler. Açıkçası insanları en hassas noktalardan vurmayı çok iyi bildikleri, becerdikleri malum.

atasuBazen insanın sorumsuz insanlara haykırısı geliyor. Sanki hiçbir şey görevleri değilmiş gibi bir yaşam sürüyorlar. Sorumluluk almak külfet gibi geliyor. Gamsız olmak hali, nemelazımcılık bu kelimeler birilerine ya garip gelir ya da tanıdık. Sokaklarda dolaşan kalabalıklar... Her birinin ayrı bir hikayesi var. Her birinin mazisi... Kimisine Kader gülmüş kimisine Kader darbe indirmiş. Sonuçta hepsi de aynı tür; adı insan... Fakat insan var, insan var...

atasuHepimizde bir sitem, isyankarlık almış başını gidiyor. Yolunda gitmeyen bir şeyler var illa ki. Kimimiz en yakınını kaybetti, kimi işyerine kilit vurdu,  kimi sağlığından endişeli, kimi kazandığı üniversitenin kapısından giremedi, kimi evlerin içindeki odalara kapattı kendini, kimi özgürlüğüne kelepçe vurulduğu iddiasında, kimi hastaneleri ev yaptı kendine.

atasuİnsan doğar büyür dünyayı keşfetmeye başlar, düşer kalkar, hayat hep denemeler üzerine kurulur. Denemelerinde ya başarılı olur ya da olamaz. Her insan şanslı da olmayabilir. Kimi çok mücadele eder, kimi mücadelesiz de ekmek elden su gölden hesabı geçinir gider. Yani hayat her insana farklı farklı yollar çizer. Kimi insan o yollardan farklı yollara adım atar ya da aynı güzergahta dolanır durur.

atasuYardım kimine göre külfet, kimine göre dini vecibe, kimine göre vicdan muhasebesi, yardım insani bir hassasiyet mi, niyetlerin kullanıldığı bir kullanım durumu mu?

atasuBahtiyar olmak nedir ne değildir onu biraz açalım. Kimi bahtiyarlığı bahtsızlık olarak görürken kimi bahtsızlığın içinde bulur bahtiyarlığı. Sizce mutluluk nedir ne değildir.

atasuUzun bir süredir kendimde ve haberleştiğim çevremde tespit ettiğim bir hal peydah oldu. Endişenin, vesvesenin, korkunun ve beklemenin yol açtığı bir depresyon hali. Aslında çok da içinde değiliz bu halin lakin bir ileri iki geri gidip geliyoruz. Geçici ama endişeli bir süreçten bahsediyorum. Bebeklerin, çocukların, gençlerin, orta yaşlıların ve yaşlıların yaşadığı kendi çaplarında duyguda kaygı bozukluğu.

Siz hiç sevdiklerinizin kırılması pahasına onları reddettiniz mi? Ben sevdiklerimi kıramadım hayır diyemedim. Yüreği olan sevdiklerine sınır çizsin, hayır diye bilsin. Ya sen üzecek ya sen üzüleceksin. Sevmediğiniz birine hayır diyebilmek çok kolaydır. Çünkü kaybetme korkunuz yoktur.

Güven nedir, ne değildir? Güven sarsılmaz olan doğru olan sözleşme gibi söylenenlerin arkasında duran ve değiştirilmeyen saptırılmayan, olduğu gibi kalan veyahutta bireyler arası söz alışverişinde sadık kalınılmaya dayanan bir şeydir. Kimlerden güven bekleriz? Ne için nasıl olmalı ve biz güven konusunda nasılız? Biz güvenilir miyiz? Biz güvenilir değilsek başkalarından güven beklemek ne kadar etiktir. Önce kendimizi test edelim ne kadar güveniliriz. Güvenmek ve güven sağlayabilmek... Herkes birbirinden şikayetçi. Sen şöylesin sen böylesin hiçkimse kendini eleştirmiyor, kendini sorgulamıyor. Sorun kendinizde aslında. Sadece kendini düşünen insan egoisttir bencildir. Biz diyen bir nesil olmalı ki güven ortamı oluşsun. Biz demeli insan ben diyen güvenilir olamaz. Evet insan kendini sevmeli kendine değer verebilmeli ama vefalı olmak birilerine değer vermek birilerinin mutluluğu adına feragat edebilmek. Bunlar varsa sizde siz güvenilir birisi olursunuz yoksa hep bana hep bana diyen biri ne kadar sevilir ne kadar güvenilir olabilir ki?

atasuUnutmak, anıları, acıları, maziyi, kötü hissettiren insanları, mutluluğumuzu engelleyen her şeyi bir kenara bırakmak isterdiniz değil mi? Ama başarmak hem cesaret hem de çok zor bir iş . Peki yapan var mı? Zannetmiyorum ama vardır kimbilir. Ben  başaramadım sizlere kolay gelsin. Peki ya mümkün müdür unutmak? Her şeye bir çizgi çekebilmek. Deneyenleriniz olmuştur belki de. Ya başarılı ya da başarısız olmuşsunuzdur.

atasuModern çağ dedikleri teknolojinin geliştiği, bilimin  ardarda geliştiği, robotların hayatımızın her safhasında yer aldığı ve dünyanın bir ucundan diğer ucuna internet denilen mucizevi akımla canlı, anı anına birbiriyle iletişim içinde olan insanlar, yeni çağı yaşamakta her insan bu teknolojik araçların esiri olmuş. Gir Google'a, Youtube'a artık raflarda tozlanmış duran o güzelim kitapları kim okuyacak, kim ilgilenecek. Tabii ki internette kitap okumak isteyenlere elbette çareler var, fakat kitabı eline alıp onu hissetmek, kağıt kokusu ve aldığın hazzı verebiliyor mu? Hayır. Kitap elinin altında olacak dokunacaksın hissedeceksin. internet artık bir başbelası olmuş durumda kullanmayı bilmeyene. Kullanmayı, değerlendirmeyi bilenlere ise nimet ama anlayana.

atasuSıradan olmak ya da olmamak… Hangisini seçeceğinize siz karar verin. Bir hayat bir ömür…

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım

Resmi İlanlar