Geceme Eşlik Eden Gramofonum - Kayseri Deniz Postası

Belediye

Gürsel Atasü
Tipografi
  • Daha Küçük Küçük Orta Büyük Daha Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

Grsel AtasuuuGecenin hayli ilerleyen saatlerinde zaman bulabildim kalemimi elime alabilmek için. Derin sessizliğin hâkimiyeti gecede sadece kulağıma takılan duvar saatimin ritmik vuruşları. Ne garip gün içinde de o saat ritmik vuruşlarda ama hiç duymuyorum. Çünkü çok kalabalık etrafım, iş arkadaşlarım, kafedeki mekandaşlarım, arabadaki yoldaşlarım, aile eşrafım gibi gibi… Kalabalığız işte. Zamanın hangi dilimindeyiz. O duvar saatine bile bakacak vakti bulamıyoruz. Ta ki gündüzün bizi, sessizliğin dibe vurduğu geceye teslimine kadar. İyi ki de teslim ediyor bizi gündüz geceye. Yoksa nasıl başa çıkabiliriz o tempoyla, o kargaşayla, o kadar canlıyla. Durulmaya, sakinleşmeye, tek kalmaya, yalnız olmaya ihtiyacımız ola ola…

 

Yalnızlık dedim ya sakin olun ürkmeyin olur mu? Istırap veren, sıkıntı yaratan, enerjiyi tüketen bir duygu gibi algılansa da siz sakin olun. Aslında tadı başkadır, ruhtaki tedavisi birçok alınan ilaçtan daha etkilidir oysa yalnızlığın. Elbette çok insan var hayatımda. Kimi olması gerektiği için var, kimi mecburiyetten var, kimi çıkamadığı için var, kimini de çıkaramadığımız için varlar hayatlarımızda. Şuan itibariyle yalnızız siz de sakin olun lütfen. Müsaadenizle ocakta, bakır çaydanlıkta kaynayan çayımı en sevdiğim narin fincanıma koyup geliyorum. Bir de geceye ve yalnızlığıma ahenk getirmesi için kanun taksimi açayım eski gramofonumdan. Güzel şey bu yalnızlık be üstat… Böyle ortamlar kişinin kendini iyi hissetmesine neden olur. Bazı mesleklerde çalışan kişiler mutlak belli zaman dilimlerinde tek başına kalmak isteyebilirler. Çünkü daha rahat, daha dikkatli çalışmalarına sebep olur. Özellikle yaratıcılık içeren işlerle uğraşan kişiler yeni eserler ürettikleri dönemlerde yalnızlığı tercih ederler. “Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır. Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım. Bu gece dağ başları kadar yalnızım. Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından. Dudaklarımda eski bir türkü. Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim, gözlerim gözlerimi arıyor durmadan NERDESİN…?” Atilla İlhan

Yalnızlık başkaldırış biçimi midir yoksa? Kendinizin başka birini çekemeyeceğiniz kadar ağırlaşması mıdır acaba? İçinize yönelip, oradakilerle yüzleşme zamanının geldiğini bilmek midir? Etrafınızdaki insanları kendinizden uzaklaştırmak mıdır? Sıkıntıları içinizdeki nedenler ve sonuçlar içinde eritmeye çalışmak mıdır? Başkalarının sizi anlamasını ve yargılamasını istememek midir? Onların duygu ve düşüncelerine set çekmek midir? Her şeyin sonucunda evrilmek (bir biçimden bir biçime doğal olarak dönmek) ve bunun getirdiği rahatlığın zevkini çıkaracağımızı bilmek midir?

Yok yok korkmayın siz sakin olun, kimse yok yalnızız…

Charles Bukowski’nin sözüdür; “Yalnız olmak, yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir…”

Yalnızlığımın efkârında, gecenin koynundan, beni ısıtan kalbe selam olsun…

Saygı ve sevgilerimle.

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım