Son Kullanma Kılavuzu - Kayseri Deniz Postası

Gürsel Atasü
Tipografi
  • Daha Küçük Küçük Orta Büyük Daha Büyük
  • Varsayılan Helvetica Segoe Georgia Times

atasuİnsan kullanmakla, insan kullanmayı bilmek arasındaki farkın ayrımına varmış olan insanlardır;

 

başkalarını kullanmayı huy edinenler. Kimdir bunlar demeyin, neye benziyorlar, nasıl anlarız demeyin…! Onlar bizim içimizdeler, yanımızda oturan, arkamızdan gelen, önümüzden giden, bazen gerçekten tanıyamadığımız, bazen de çok iyi tanıdığımız. Şimdi dikkat! Bir analiz edelim haydi… Sakin, sessiz ve düşünerek…

Dikkat çekmemek için kurnazca taktikleri vardır o muhterem(!) şahısların. Onlar parayı çok severler hep fazlasını isterler ve her zaman kazanma arzuları vardır ama karşısındaki insanları kullanarak. Plan hayatlarının parçasıdır, plan ve plancıkları… Her zaman seçenekleri mevcuttur. A-B-C-D-E…

Akıllıdırlar ve her zaman zeki olduklarını düşünürler amaaa sadece kendilerince…

Çok konuşurlar ve oldukça profesyonel tarzda hızlı cümleler kurarak, senin onu anlamana engel olurlar ki; şaşırıp kalakalırsın, ben ne soracaktım, ne söyleyecektim diye, taktik tabi ki DİKKAT…

Ee tabi çok ve hızlı konuşan kişi bağırmayı da ilave etmeli ki kendine, haklı olduğunu nokta atışıyla tamamlasın. Sizi kullanmayı kafasına koymuşsa eğer onun kaybedecek hiçbir şeyi yoktur aslında. Ne değer onu bağlar, ne dostluk, ne arkadaşlık, ne eşlik vb…

Aslında bizim iyiliğimizi düşünürler her zaman ne gariptir ki. Senin de bundan faydalanacağını belirtirler, ispatlar, hatta örneklemelerle “bak şunu şöyle yaparsan sana faydaları şöyle dokunur, böyle iyi olur yap istersen” derler. Hep senin içindir sana değer verir ve hep nezaketli bir dilde “istersen tabiki” yi eklerler eklerler eklerler… Çünkü duygu sömürüsünü en uygun gördükleri bir yöntemdir.

Sakin miyiz hala, yoksa endişeli mi, yoksa başladık mı? Sen, sen de evet sen de mi onlardansın demeye, iç sesinizle. Demeyin bence, kullanmayı kişiliğine oturtmuş insanları yok edemeyiz ki. Sadece onlara karşı bizler de gardımızı alarak maddi zarar ve ziyandan, manevi ruh çöküntüsünde uzaklaşmış oluruz.

Gelelim kendimize efendim taktik geliştirmeye;

-Gereksiz fedakârlık yapmamayı öğrenmemiz lazım. Onların isteklerinden ziyade benim isteklerimin önceliğinin önemini bilmemiz gerek.

-Ben değerliyim diyerek kendimize olan saygımızı asla yitirmeyelim. Onların mazeretleri adı altında ezilerek kendimize olan hassasiyetimizi göz ardı etmeyelim.

-En önemli düşünce “kendi hakkınızda nasıl düşündüğünüzdür” sakın yaptığınız bir iş için başkalarından onay beklemeyin.

-Problemlerin kaynağının sadece kendiniz olduğu hissine asla kapılmayın. Unutmayın ki her konuda suçlu hissettiğiniz için kimse size teşekkür etmeyecektir.

-Başkalarına iyi bir insan olduğunuzu ispatlayarak zaman harcayıp etrafınıza eksileri toplamayın. Sen kendine değerlisin kimseye de kanıtlayıp, onaylatıp, mühürletmek zorunda değilsin.

-Hayır demekten asla korkmayın. En iyi bildiğiniz insan bile her şeye evet diyen insanı kullanmaktan büyük keyif alır.

-Kendi isteklerinizi erteleyip, başkalarının isteklerini yaparak mutlu oluyorsanız gerçekten acınacak haldesiniz. İstediğiniz gibi bir yaşamı öğrenmek hiç de sor değil.

Birileri var olacak, birileri var olmak için çabalayacak, birileri de hep yok olacak değil mi? Değil tabi ki…

Aklımızı, mantığımızı, vicdanımızı asla teslim etmeyelim bir başka ruha. İnsan kullanmak ne kadar itici bir kelimeyse, kullanılmakta bir o kadar iticidir.

Kötülüğe iyilik, iyiliğe şefkat, şefkate yürek gerek be Azizim.

İyilerle karşılaşmanız dileğiyle saygı ve sevgilerimle…

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım