-reklam-

Uğur Dündar Samimiyetsizliği Erken Görmüş

Tolga Yılmaz

tolgayTürkiye, Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu arasındaki ortak yayının dillendirilmeye başladığı ilk günden itibaren tuhaf bir linç kampanyası yürütenleri hayretle izledi. Binali Yıldırım moderatör olarak Gazeteci Uğur Dündar’ı önerdi, Dündar ise ikinci gün ‘Ben bu sorumluluğu üstlenemem’ diyerek öneriden vazgeçtiğini belirtmişti. Bunun üzerine ise Binali Yıldırım Gazeteci İsmail Küçükkaya’yı önerdi ve Küçükkaya’nın moderatörlüğünde bütün ülke halkının özlem duyduğu Demokrasi Masası kuruldu ve artık geride kaldı.

 

Geride kaldı kalmasına ama yansısı hala devam eden ve olağanüstü bir boyuta erişen Demokrasi Masası ile ilgili gelişmeler akıl tutulması yaşatıyor. Ak Parti ile CHP’nin Genel Başkan Yardımcıları tarafından koordine edilen ve takip edilen süreçte yayın öncesi Küçükkaya, her iki partinin genel başkan yardımcılarına adaylarla görüşmek istediğini söylediğinde, genel başkan yardımcıları teklifi kabul ediyor. Küçükkaya ise ilk olarak CHP’nin adayı İmamoğlu’nun danışmanına telefonla ulaşarak İmamaoğlu ile görüşmek istediğini belirtiyor. Danışman ise otelde olduklarını ve görüşme ayarlayabileceklerini belirterek Küçükkaya’yı otele davet ediyor. Kısa süren görüşmenin ardından Binali Yıldırım’ın danışmanını da arayarak yıldırım ile görüşmek istediğini belirtiyor ama Yıldırım’ın ise yüz yüze değil telefonla görüşmek istediğini belirtiyor. Küçükkaya kabul ediyor ve Yıldırım ile telefonla görüşüyor… yayın gerçekleşiyor.

Yayının üzerinden 48 saat geçtikten sonra yayınla alakalı olarak ortalık yıkan açıklamalar peş peşe geliyor, görüntüler var deniliyor, bu görüşme neden İmamaoğlu ile yüz yüze yapılırken Yıldırım ile telefonla yapıldı denilerek akıl almaz bir süreç başlatılıyor!

Her iki partinin genel başkan yardımcılarının bilgisi dahilinde yapılması istenen görüşmede Küçükkaya’nın tek kusuru belki İmamoğlu’ndan önce Yıldırım ile görüşmemesi kabul edilebilir ama yayın sonrası böyle bir usulsüz ve akıl almaz sürecin başlatılacağı kimin aklına gelebilir?

Aslında konu net ve apaçık ortada. İlk olarak Uğur Dündar’ın moderatör olmasının istenmesinin arkasında da bir samimiyetsizlik aramak hasıl oldu. Çünkü Küçükkaya ile yayın yapılmış ama yayının demokrasi gereği normal olarak gündem dışı bırakılması gerekirken, neden böyle bir görüşme yapıldı denilerek bir yaygara koparılıyor, ortalık feryat figan mağduriyet doğuruluyor!

Aslında ilk itirazını yükselten Uğur Dündar’ın dikkat çekmek istediği linç kampanyası bu olsa gerek. Yani durumu önceden görmüş ve yayın sonrası belki de çok daha farklı bir argüman geliştirileceğini sezmiş ve tarihi sorumluluktan uzak durmayı tercih etmeyi seçmiş. İsmail Küçükkaya’nın önerilmesi, yani iktidara yakın bir gazetecinin Binali Yıldırım tarafından önerilmemesinin altında yatan asıl gerçek bu yayından 48 saat sonra yaratılan samimiyetsiz ve olağanüstü boyuta eriştirilen ayrıntıda gizli.

Ne diyelim mağdur edebiyatıyla iktidara gelen zihniyetin iktidarda kalma arzusunun ya da iktidarı elinde tutma becerisinin altında insani icraatlar değil, mesnetsizce yaratılan mağduriyetler(!) olduğu ortada. Kararı verecek olan İstanbul halkıdır ve İstanbul halkı, seçmeni Türkiye’nin en bilinçli seçmeni olarak görülmektedir. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın, “Eğitim seviyesinin arttığı bölgelerde bize olan destek azalıyor” sözleriyle İstanbul seçimleri İstanbul seçmenine güzel yarınlar getirsin.

0
0
0
s2smodern
powered by social2s

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım

Resmi İlanlar
Reklam