Nur Şevval Seven - Kayseri Deniz Postası

nursevvalLise yıllarında Clarice Lispector’un Yıldızın Saati kitabını okumuştum. Üzerinden epey zaman geçmiş olacak ki kitabın konusunu bile hatırlamıyorum.

nursevval“Bulamadım dünyada gönüle mekân

Nerede bir gül bitse etrafı hep diken."                  -Sümmanî-

nursevvalYazamayacağımı hissettiğimde parmaklarıma oturan kan, ruhumu epeyce daraltmıştı. Zor bir durumdu bu.

nursevvalKendimizi ve çevremizdekileri zorlayarak uydurmaya çalıştığımız kuralların ne kadar farkındayız?

nursevvalBirkaç gün önce bir arkadaşım sabah namazı vakitlerinde mesaj atmış. “ Kaybolduğumu hissediyorum.” Ona tek bir şey diyebildim. “ İnancı olan insan, asla kaybolmaz.” ( Nasır Hamir, Güvercinin Kaybolan Gerdanlığı)

nursevvalMahbub-âlemin nasip etmesi ile zamanın üç günlük unutulmaz an’larına şahitlik ettim. Bir sahil kenarında biriken hüznümüze ortaklar tuttuk. Türkiye Yazarlar Birliğinin düzenlemiş olduğu 2. Genç Yazarlar Kurultayında 40 genç yazar arkadaş olarak, Türkiye’nin her bir diyarından Yalova’nın sevimli bir sahil kasabasında fikirlerimizi sunduk. Yazarların söyleşmelerinden fikriyatımıza paydalar kattık. Bu paydalardan biriside çok değerli yazarımız Hüseyin Akın’ın bir sözüyle zihnime yerleşti.

nursevvalSürekli görüyorum, işitiyorum. Kahvede, bankada, lokantada herkes herkesi eleştiriyor. Zaten devleti de en iyi halk yönetiyor.  Kendi büyüttüğü çocuğa söz geçiremeyen babaların, devlete söz geçirmeye çalıştığını görüyorum. Yan komşusunun ürettiği tarladan çıkan unu, bulguru, sebzeyi almayıp marketlere para yağdıranları görüyorum. Kayınvalidesin yaptığı salçayı, buzluğa attığı taze meyve sularını, doğal mayayla yapılmış yoğurdu beğenmeyip, organik marketlerden ürün alıp derste öğrencilerine devlet yerli üretime katkıda bulunmuyor diyenleri duyuyorum. Dededen miras kalan arsaları içindeki meyve ağaçlarıyla birlikte satıp, küçücük hobi bahçelerinde enerji harcadıklarını izliyorum.

nursevvalMesleğim dolayısıyla sürekli yeni insanlarla tanış oluyorum. Farklı meslek grupları ve farklı bakış açılarıyla insanların sohbetlerine dâhil oluyorum. Uzun süredir tanıdığım işletmeci bir ablanın mekânında hiç tanımadığım bir hanımefendiyle bir anda garip ve içsel mevzulara daldık. Dalgınlığım hanımefendinin ‘ anneniz sizi ne için yetiştirdi’ demesiyle son buldu. Ne ifade etmek istediğini sorduğumda bana ‘anneniz sizi evlenmeniz için mi, yoksa mektep bitirmeniz için mi yetiştirdi’ sorusunu yöneltti. İrkilerek, ‘bir anne çocuklarını pekâlâ her iki şey içinde yetiştirebilir hatta iki şeyden fazla sebepler dairesinde bile yetiştirebilir’ demek oldu.

nursevval“Türkiye ağır yüktür, kemiği çatırdatır.” mısrasın da buluyorum kendimi. Kemiğimiz çatırdıyor hatta kırılıyor bütün kemiklerimiz.  Ama memleket bizim, toprak, savaş, kriz hepsi bizim. Yitik bir memleketin davasını gütmüyoruz elbette ama bu davayı gütmezsek yitip gideceğiz.  Kırılıp gidenlerden, vazgeçip dönenlerden, kılıcım kesmiyor diye kılıçlananlardan olmamak için memleketimize sahip çıkıyoruz. Yıllardır, zalime destek mazluma köstek olmayalım diyoruz ama hiç de umursamıyoruz ya,  bu sefer en azından kendi toprağımız için bir kez olsun devletimizin yanından olalım.

nursevvalAhmet Hamdi Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsünde “Lüzumsuz hiçbir şeyin peşinde koşmadım. Hiçbir ihtirasın peşinde beyhude yere emek sarf etmedim. Hiçbir zaman sınıfımızın birincisi veya ikincisi, hatta yirmincisi bile olmak istemedim” dediği satırlar, kalabalık bir kardeş grubunun belediyede yaptığı kavga esnasında aklımdan geçiyor. Aklım karışık, aklım bulanık, hakikaten bizler nasıl işler için geçiyoruz vaktimizi. Ya da hiçbir işin başında vakit geçirmeden nasıl kolay mal, mülk, şöhret sahibi oluyoruz. Yine Safiye Erol kitabında “ Bu cihanda kimse kendi isteğiyle büyük adam olmadı. Kişi hâline kalsa hep düz ve kolay yolları tutar.” diye de bir satır geçer. Yanlış mı?

 nursevval“Medreseye kâğıtlar dolusu yazı yazmak için değil, ilim öğrenmek için gidildiğini sanıyordum.” demiş bir derviş. Peki biz, bize okutulan ve öğretim adı altında dayatılan fikirlerin içinden hangi ilmi alacağız?

nursevval“Kapılarda bekleyen benim bütün karanlık koridorlarda da”  dediğinde kadın. Başım iki elimin arasına yığılıp kalmıştı. Bu tercümesi zor, yıkımı bir o kadar da kuvvetli cümle, insanlığı sağır edebilirdi buna inanırdım.

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım