-reklam-

Eğitim şart.. Evet bu ülkenin geleceği ve taaa uzun geleceği hep bugünün çocuklarına, hatta daha doğmamış bebeklerine emanet. 

Onlar da eğitime emanet..  Ne kadar eğitim, o kadar sağlam ve emin bir gelecek…!

En son yazımın konusu Kayseri Büyükşehir Belediye başkanının kim olacağı üzerineydi. Seçim gerçekleşti ve diğer isimlerin arasından sıyrılarak Mustafa Çelik Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini Mehmet Özhaseki’den devraldı.

Şubat'ta kaybettiğimiz mümtaz şahsiyetler

Mahmut Sami Efendi (ks)

1892 Adana doğumlu, irtihali 12 Şubat 1984 Medine. Kadimden tevarüs bir muazzam irfan ve tarz-ı hayat geleneğini bu  günlere aktaranlardan. Bilenler bilir. Bilmeyenlere de Cenab-ı Hak bildirir inşallah.

HAYIRLI OLSUN MUSTAFA ÇELİK

AKP’nin kuruluşundan bugüne kadar çeşitli birimlerinde yer alan Mustafa Çelik’in hızlı yükselişi devam ediyor. Otoparkçılık, bilişimcilik, Turizm, madencilik ve medya sektörlerinde çok hızlı büyümüştü. Siyasette ise, Kocasinan da kurucu ilçe başkanlığı, teşkilatlanmadan sorumlu il başkan yardımcılığı, Disiplin kurulu başkanlığı, Kocasinan ve Büyükşehirde meclis üyelikleri ve çeşitli komisyon başkanlıkları derken, 2014 Yılında yapılan yerel seçimlerde Kocasinan belediye başkanı olmayı başardı.

Bir haftadır Deniz Postası gazetesi olarak basına karşı yapılan sansür karşısında mücadele ediyoruz. Duyurusunu yaptığımız bir haberle ilgili olarak yaşadıklarımızı belgelerini sunarak haberleştirdik.

 Devletin ahenk ve rejim anlamıyla düzeni çağrıştırdığı sembol dünyamızda, hükümet bu düzenin somut iz düşümü olarak canlanır. Vatandaşlarla devletin ilişkisi özgürlük ve güvenlik arasında bir sarkacın ağır salınışına benzer. İkisi arasındaki durum salınmanın tanımı gereği hiç bir zaman bir sabitliği ifade eden denge durumunda değildir. Modern dünyada sermayenin yönlendirmesiyle oluşan eğilimler çoğu zaman özgürlük talebi kisvesinde ortaya çıkarlar. Yine sermayenin yönlendirmesiyle oluşturulan güvenlik endişesi ile törpülenirler. Hükümetler bu işlemleri, adalet dediğimiz bir hayalin gölgesine sığınarak çıkardıkları kanunlarla ifa ederler. Modern zamanlarda kutsal  metinlerin yerini alan kanunlar, insan zihninin derinliklerinde yer alan eski kutsal kavramlara başvururlar. Adalet ve yargı bu kavramların en bilindik olanıdır. Reform ise insanlığın son asırdaki vird-i zebanı.

Modern şiirleri ilk tanıştığım yıllarda, yani gençliğimde, şiiriyle ilk karşılaştığım bir kaç şairden biri Hilmi Yavuz’dur. Sezai Karakoç, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu’nun hemen yanı başında duran bir şairdi benim için. Tamam, şiir anlayışları ve dünya görüşleri farklıdır. Ama Hilmi Yavuz’un şiirlerini çok seven, O’nun kimi şiirlerini ezberden okuyan arkadaşlarım vardı. Özellikle, Doğunun Sevdaları 4’te yer alan “bir göl güle düşerse / göl değil de gül bulanır” dizelerini sıkça duyduğum günleri ve bu dizeleri dillerinden düşürmeyen arkadaşlarımı da yad ederim

HDP şeş başkanı Selahattin Demritaş ile Cemaatin dünya Yahudi ve masonik finans çevreleri ile irtibatı sağlayan abisi Süleyman Hamit Müftigil arasında nasıl bir ilişki var..!? Sorusunun cevabını herkes aramalıdır. Özellikle Kürtler bu cevabı aramalıdır.
Selahattin Demirtaş açıklamasında olaylar bir tek mesajla durdurulur ve ekliyor; ‘…Tepki 1 günde ortaya çıkmış değil. Çözüm süreci halkta büyük bir beklenti ve umut yaratmıştı, Kürtler süreci sahiplenmiş, barışa dört elle sarılmış,

Esmeray’ın bir şarkısı vardı.
‘Gel tezkere, gel tezkere bitsin bu gurbet’
diye başlayan bu tezkere yarenliği şarkıyı aklıma getirdi.
Şarkınında benim askerlik yaptığım zamanlarda yaygın olmasının bir takım anıları var onları da depreştirmiş oldu.

11.Cumhur başkanı Abdullah Gül hemşerileri ile hasret gidermek için cuma günü şehrimize geldi.

Kültür sanat sayfası hazırlıyoruz. Gel gör ki memlekette kültür sanatla ilgili haber pek çıkmıyor. Biz yine de şehire karşı görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.
Boş işlerle mi uğraşıyoruz. Hayır bunlar her ne kadar boş görünse de boş işler değil. Medeni bir toplumdan günün birinde söz edeceksek, buna imkan sağlayan tek şey kültüre ve sanata verdiğimiz değer olacak. Yoksa ilkel kabileler gibi yaşayacağız. Tamam barınaklarımızı, kullandığımız diğer araç gereci modern ve medeni dünyayı taklit ederek yapacağız ama insanlarımız olanca ilkellikle yaşayacaklar. Çünkü gelişme, ilerleme, medenileşme gibi kavramlar insanlarda tezahür eden şeylerdir. Araç gerecin, eşyanın konuyla alakası oldukça uzaktır.

"Tanpınar’ın “Abdullah Efendi’nin Rüyaları” hikâyesinde iki Abdullah Efendi karakteri var. Biri silik ve aciz. Bu günlük hayattaki Tanpınar. Diğeri her şeyi sorgulayan ve mükemmeli arayan Abdullah Efendi. Bu da günlük hayatın dışında bu rolde olan Tanpınar." Melek Paşalı bir kaç yıl önce böyle diyordu Tanpınar'ın meşhur hikayesini yorumlarken. Cumhurbaşkanı ve başbakanın değişeceği hafta hatırıma bu tesbit geldi.

Yedi yıl önce "Kardeşi Abdullah"ı takdim eden irade, şimdi "Kardeşi Ahmet"i takdim ediyor. Tensiple gelen" kardeş"in," allame-i cihan"da olsa "silik ve aciz" bir portre çizmesi mukadder gibi görünüyor. Galiba geliş yolu belirliyor gidiş yolunu..

Reklam

Web stemizde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Anladım

Resmi İlanlar