Kayseri'de 30 yıl önce arıcılığa başlayan Şahin Orhan'ın, oturduğu apartmanda 15. Kata kurduğu düzenek herkesi şaşırttı. Orhan, zamanla arılara olan ilgisini artırarak farklı yöntemler denemeye başladı. Kendi köyünde bal üretimine devam eden Orhan, şehir merkezindeki evinde de arılarından ayrılamadı. Evin oturma odasına kovan yerleştiren ve duvarı delerek boru sistemi kuran Orhan, son olarak arılarını da kovana yerleştirdi. Geliştirdiği özel yöntemle arılar boru aracılığıyla dışarı çıkarken, şehir merkezindeki ağaçların çiçeklerinden polen ve nektar toplayarak geri kovanlarına dönüyor.
Arıcı Şahin Orhan; "Bu sistemi görenler nasıl alıştırdığımı merak ediyorlar. Arıların zarar vereceğini söylüyorlar. Kimi de "hayalim" diyor. Avrupa’da devletler insanları balkonda arı beslesin diye teşvik eder. Bizim ülkemizde de yasak değil. Bu arılar benim kendi ıslahım olan sokmayan arı olduğu için kimseyi rahatsız etmez.
Arılar kapalı alana da girmez. Arı çıktığı delikten sadece kendi yuvasına girer. Şu arının kimseye rahatsızlığı yok. Şehirlerde binlerce yaban arısı var. O arılar zarar vermiyor da benim sokmayan arım mı zarar verecek. Bu arılar böyle bir arı. Balı da hazır yenebilir. Şehirlerde bal verimi olan ağaç sayısı köylerden çok. Bu arılar evladım gibidir. Onları hissederim. Onlar hastalığında onlarla beraber ağlardım. Onların acısını hissederdim. Hastalıklarına çare bulununca onlardan daha çok mutlu olurum. Arıcı için arısız yaşanmaz" şeklinde konuştu.
“Arılarımı uzun bir süre seyrettim''
Şahin Orhan, geliştirdiği sistemi “Arıların ana kutularını balkona koyuyordum. Arılarımı orada seyrediyordum. Bu şekilde bir formül buldum. Üzerinde de düzeneği var. Kovanlarda 40 derece üzerinde petek erir, 10 derecenin altında da arılar salkıma geçer. Öyle bir ayarladım ki, vana koydum ve kovanı rahatlıkla kapatıp açabiliyoruz. sözleriyle anlatırken, ''Kışın 10 derecenin altındaki havalarda arı salkıma geçmesi gerekirken evin içerisinde ortam sıcak oluyor. O zaman arı salkımda durmuyor ve yiyecek tüketmek zorunda kalıyor. O yüzden böyle aletler koydum. '' dedi.
Orhan, ''Dışarının ısısını takip ediyorum ve ısı düşecekse vanayı kapatıyorum ama kovanı güneş görmeyen yere götürüyorum. Arı salkımda rahatça duruyor. Dışarı ısısı artınca buraya getirip vanasını açıyorum ve arı normal hayatına devam ediyor. Ben burada bal üretmekten ziyade araştırma için bunu yaptım. Şu an içerisinde de balı var. 5 çıtanın 4’ü yavru, 1’i ful bal dolu. Arılar kenar duvara stok yapar. İstesem oradaki 3-4 kilo balı alabilirim.” sözlerini aktardı.
Görenler hayalim diyor
Arıcı Şahin Orhan, sistemin görenler tarafından ilgiyle karşılandığını ifade ederek “Bu sistemi görenler nasıl alıştırdığımı merak ediyor. Arıların zarar vereceğini söyleyenler oluyor, kimileri de ‘hayalim’ diyor. Avrupa’da devletler insanları balkonda arı beslesin diye teşvik eder. Bizim ülkemizde de yasak değil. '' dedi.
''Bu arılar benim kendi ıslahım olan sokmayan arılar olduğu için kimseyi rahatsız etmez.'' ifadelerini dile getiren Orhan, ''Arılar kapalı alana da girmez. Arı çıktığı delikten sadece kendi yuvasına girer. Şu an bu arıların kimseye rahatsızlığı yok. Şehirlerde binlerce yaban arısı var. Onlar zarar vermiyor da benim sokmayan arım mı zarar verecek? Bu arılar böyle bir arı. Balı da hazır yenebilir. Şehirlerde bal verimi olan ağaç sayısı köylerden çok daha fazla. Bu arılar evladım gibidir. Onları hissederim. Onlar hastalandığında ben de onlarla beraber üzülürüm. Hastalıklarına çare bulunduğunda ise onlardan daha çok mutlu olurum. Arıcı için arısız yaşanmaz.” ifadelerini dile getirdi.