Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de düzenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada adalet sistemi, emekli maaşları, sanal kumar, ekonomik kriz, faiz politikaları ve dış politika başlıklarında iktidara sert eleştirilerde bulundu.
“Adalet Sarayı Denilen Binalarda Adalet Dağıtmıyorlar”
Kartalkaya Otel Yangını’nın üzerinden bir yıl geçtiğine dikkat çeken Arıkan, “Adliye binalarında adalet dağıtılmıyor” ifadeleriyle cezasızlık anlayışını hedef aldı. Yargı sistemine duyulan güvenin ciddi biçimde zedelendiğini vurgulayan Arıkan, tutuklamaların hukuki bir tedbir olmaktan çıkarak fiilen bir yaptırım aracına dönüştüğünü dile getirdi.
Konuşmasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara, mağdur kesimlerin taleplerine, kamu bankalarının sanal bahisle ilişkilendirilen uygulamalarına, Suriye ve Gazze gündemine, ayrıca ekonomik kriz ve faiz politikalarına da değinen Arıkan, “Bu ülkede mesele kaynak eksikliği değil, faiz yükü ve ahlaki aşınmadır” sözleriyle iktidarı köklü bir anlayış değişikliğine davet etti.

‘’Herhangi Bir Cezai İşlem Uygulanmadıkça Hiçbir Şey Bitmeyecek’’
Başkan Arıkan konuşmasında Bolu Kartalkaya Otel Yangını’na özel bir parantez açtı. Yangının birinci yıl dönümünde olduklarını hatırlatan Arıkan, 78 vatandaşın hayatını kaybettiği bu elim olayda yaşamını yitirenlere rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diledi.
Arıkan, aradan geçen bir yıla rağmen belediye ile bakanlık arasında süren karşılıklı ithamların gölgesinde yürütülen sürecin, toplumun adalet duygusunu derinden yaraladığını belirtti.
Böylesine ağır bir olayda dahi sorumluların korunmasının, denetim görevini yerine getirmesi gerekenlerin kayırılmasının ve herhangi bir cezai işlem uygulanmamasının yeni faciaların önünü açtığını ifade etti. Verilen kararların kamu vicdanını rahatlatmak yerine daha da derin yaralar açtığını söyleyen Arıkan, gerçek sorumluların hâlâ özgürce dolaştığını vurguladı.
“Adalete Güveniyor Muyuz?”
Arıkan, konuşmasının devamında Türkiye genelinde uygulanan adaletsizliklere dikkat çekti. Adalet Bakanlığı’nın adliye sayısındaki artışı övünç kaynağı olarak sunduğunu hatırlatan Arıkan, asıl sorunun bu binaların içinde gerçekten adaletin olup olmadığı olduğunu açıkladı.
2025 yılında yapılan bir araştırmaya göre yargıya güven oranının yalnızca yüzde 27 olduğunu aktaran Arıkan, bu tablonun Türkiye’de her dört kişiden üçünün yargı sistemine güvenmediğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Cezaevlerinin kapasitesinin 305 bin 286 kişi olmasına rağmen, mevcut tutuklu ve hükümlü sayısının 420 bin 904’e ulaştığını ifade eden Arıkan, 57 bin 503 kişinin tutuklu statüsünde bulunduğunu vurguladı. Bu kişilerin hükümlü olmadığının altını çizen Arıkan, tutuklamanın fiilen bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü savundu.

“Bu Hukuk Adil Değildir”
Arıkan, adaletin olmadığı bir ortamda toplumsal barışın sağlanamayacağını belirterek, Kartalkaya faciasının sorumlularını koruyan bir hukuk düzeninin, gazetecileri ve akademisyenleri tutuklamasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
İnfaz düzenlemeleriyle ağır suçluların serbest bırakılırken, farklı görüş bildiren kesimlerin cezalandırılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını belirtti. Toplumsal huzursuzlukların, sosyal çöküşün ve ekonomik krizin temelinde bu adaletsizliğin yattığını dile getirdi.
‘’Bu İmzalar Milletin Feryadıdır’’
En düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin tekliflerin gündeme alınış biçimini eleştiren Arıkan, 20 bin TL gibi rakamların dahi tartışılmasını kabul etmediklerini ifade etti.
En düşük emekli maaşının en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve prim ödemelerine göre kademeli bir sistem oluşturulması gerektiğini vurguladı. Bu talepler doğrultusunda başlatılan imza kampanyasına 1 milyon 214 binden fazla vatandaşın destek verdiğini ifade eden Arıkan, bu imzaların milletin feryadı olduğunu dile getirdi.
Kamu Bankalarının Görevi Şans Oyunlarını Değil, Üreticiyi Desteklemektir’’
Sanal kumarın toplumsal bir bela haline geldiğini belirten Arıkan, kamu bankalarının bu sistemin finansal altyapısında yer almasını sert sözlerle eleştirdi. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank üzerinden bahis ve şans oyunlarına para aktarılabildiğini belirten Arıkan, kamu bankalarının asli görevlerinin üreticiye, çiftçiye ve esnafa destek olmak olduğunu vurguladı.
İktidara çağrıda bulunan Arıkan, sanal bahis ve kumarla mücadelede samimi olunması halinde tek bir kararnameyle bu uygulamaların sona erdirilebileceğini ifade etti.




