Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte zekât ibadetiyle ilgili sorular yeniden gündeme taşındı. Müslümanlar, kimlerin zekat vermekle yükümlü olduğunu, hangi malların zekata tabi olduğunu ve hesaplamanın nasıl yapılacağını araştırıyor. İslam’ın beş temel esasından biri kabul edilen zekât, yalnızca bireysel bir ibadet değil, aynı zamanda toplumda yardımlaşmayı ve sosyal dengeyi güçlendiren önemli bir sorumluluk olarak değerlendiriliyor.
Zekat Nedir?
Zekât, belirli bir ekonomik güce sahip Müslümanların mallarının belli bir bölümünü ihtiyaç sahipleriyle paylaşmasını zorunlu kılan farz bir ibadet olarak tanımlanıyor. Kelime anlamı itibarıyla “arınma” ve “artış” anlamları taşıyan zekat, kişinin malını manevi yönden temizlediğine inanılan bir uygulama olarak kabul ediliyor.
Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette namazla birlikte zikredilmesi, zekâtın dinî hayattaki yerini ortaya koyuyor. Aynı zamanda gelir dağılımındaki dengesizliklerin azaltılmasına katkı sağlayan bir dayanışma mekanizması olarak öne çıkıyor.
Kimler Zekât Vermekle Sorumlu?
Zekât yükümlülüğü için kişinin Müslüman, akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına ulaşmış olması gerekiyor. Bunun yanında temel ihtiyaçlar ve mevcut borçlar düşüldükten sonra nisap miktarına ulaşan bir mal varlığına sahip olunması şartı bulunuyor. Nisap, zekâtın farz olabilmesi için belirlenen asgari zenginlik ölçütünü ifade ediyor. Söz konusu malın üzerinden hicri takvime göre bir yıl geçmişse zekât verilmesi gerekiyor.
Zekat Kimlere Verilir?
Zekâtın kimlere ulaştırılacağı konusu da sıkça merak edilen başlıklar arasında yer alıyor. Yardım yapılırken öncelikle çevredeki ihtiyaç sahiplerinin belirlenmesi öneriliyor. Kur’an-ı Kerim’in Tevbe Suresi’nin 60. ayetinde zekâtın verilebileceği sekiz sınıf açık şekilde belirtiliyor.
Zekât ve Fitre Arasındaki Temel Fark Nedir?
Zekât ile fitre, her ikisi de ihtiyaç sahiplerini desteklemeyi hedeflese de farklı hükümlere sahip ibadetler olarak biliniyor. Zekât, belirli bir mal varlığına ulaşan kişiler için farz olup genellikle malın yüzde 2,5’i oranında veriliyor. Fitre ise Ramazan ayının sonunda, bayram namazı öncesinde yerine getirilen ve her yıl yeniden belirlenen bir sadaka niteliği taşıyor. Zekât yıl içinde uygun herhangi bir zamanda verilebilirken, fitrenin zamanı Ramazan Bayramı öncesiyle sınırlı bulunuyor. Ayrıca fitre için nisap şartı daha esnek değerlendiriliyor.
2026 Yılı Fitre Miktarı 240 TL Olarak Belirlendi
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı başkanlığında gerçekleştirdiği toplantıda 2026 yılı için fitre tutarını belirledi. Yapılan değerlendirmede güncel ekonomik koşullar ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacı dikkate alınarak fitre miktarı 240 TL olarak açıklandı.
Zekât ve fitre uygulamaları, Ramazan döneminde toplumsal dayanışmanın güçlenmesine önemli katkı sağlıyor. Maddi imkânı olanların ihtiyaç sahipleriyle paylaşımda bulunmasını esas alan bu ibadetler, hem bireysel sorumluluğun yerine getirilmesine hem de toplumda yardımlaşma kültürünün canlı tutulmasına imkân tanıyor.





