Türkiye’de kredi kartı kullanımı son yıllarda hızla arttı. Günlük harcamalarda nakit yerine kart tercih ediliyor. Ancak artan faizler ve yaşam maliyetleri, borçların zamanında kapatılmasını güçleştiriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, milyonlarca kişinin kredi kartı kullandığını ve ödeme güçlüğü çekenlerin sayısının giderek çoğaldığını ortaya koyuyor.
İlk Gecikme Uyarısıyla Başlıyor
Borçlu, ilk ay ödeme yapmadığında banka devreye giriyor. Cep telefonuna SMS gönderiliyor, e-posta kutusuna hatırlatmalar düşüyor. Hatta bazı durumlarda bankadan arama yapılarak ödeme hatırlatılıyor. Bu aşamada borç henüz idari sürece devredilmemiş oluyor.
İkinci Ayda Faiz Yükü Artıyor
Borç ikinci ayda da ödenmezse süreç ağırlaşıyor. Gecikme faizi uygulanmaya başlanıyor ve borç miktarı hızla artıyor. Banka, borçluyla iletişimini sıklaştırıyor. Borcun kapatılabilmesi için yapılandırma teklifleri de gündeme gelebiliyor. Ancak ödemeler yapılmazsa idari takip süreci başlatılıyor.
Üçüncü Ayda Yasal Takip
En kritik eşik üçüncü ay. Ödeme yapılmazsa banka dosyayı avukatlara devrediyor. Yasal takip süreci başlıyor ve borçlu hakkında icra işlemleri başlatılabiliyor. Bu noktada borçlu, “kara liste” olarak bilinen Kredi Kayıt Bürosu’na işleniyor. Kredi notu hızla düşüyor.
Finansal Hayatın Kilitlenmesi
Üç ay ödenmeyen bir borç, sadece icrayla sınırlı kalmıyor. Düşük kredi notu nedeniyle yeni kredi başvuruları reddediliyor. Yeni kredi kartı alınamıyor. Mevcut kartların kullanımı dondurulabiliyor. Borcun ödenmemesi halinde maaşa haciz konulabiliyor, mal varlıklarına el konulması gündeme gelebiliyor.
Sonuç
Biriken kredi kartı borçları, kısa sürede kişinin tüm finansal hayatını olumsuz etkiliyor. Üç aylık gecikme süresi, geri dönülmesi zor bir tabloyu beraberinde getiriyor.