Kayseri Haber / CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Sayıştay’ın 2024 denetim raporuna göre TKİ’nin esas faaliyetlerinden 2,5 milyar TL zarar ettiğini, enflasyon muhasebesi giderleriyle birlikte 2024 yılının 6,4 milyar TL dönem zararıyla kapandığını açıkladı.
“Bu tablo bir işletme başarısızlığı değil”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun (TKİ) 2024 Sayıştay denetim raporuna dikkat çekerek, “Bu tablo bir işletme başarısızlığı değil, kamu üretiminin bilinçli biçimde tasfiye edilmesinin sonucudur” dedi. Sayıştay’ın rödövans gelirlerini ayıklayarak yaptığı incelemede TKİ’nin esas faaliyetlerinden yaklaşık 2,5 milyar TL zarar ettiğini, enflasyon muhasebesi giderleriyle birlikte 2024 yılının 6,4 milyar TL dönem zararıyla kapandığını vurgulayan Genç, kurumun üretimden koparıldığını ve rödövans gelirleriyle ayakta tutulmaya çalışıldığını ifade etti.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun (TKİ) 2024 Sayıştay denetim raporuna dikkat çekerek, kurumun üretimden koparıldığını ve rödövans gelirleriyle ayakta tutulmaya çalışıldığını söyledi. Genç, “Bu tablo bir işletme başarısızlığı değil, kamu üretiminin bilinçli biçimde tasfiye edilmesinin sonucudur” dedi.
“Sayıştay, TKİ’nin gerçek tablosunu ortaya koydu”
CHP’li Aşkın Genç, yaptığı açıklamada TKİ’nin 1957 yılında yerli kömür kaynaklarını kamu eliyle üretime kazandırmak, enerji arz güvenliğini sağlamak ve sanayiyi ayakta tutmak amacıyla kurulduğunu hatırlattı. TKİ’nin bugün karşı karşıya olduğu durumun bir bilanço meselesi olmadığını vurgulayan Genç, “Ortada kamunun üretimden çekilmesi gerçeği var” ifadelerini kullandı.
Genç, Sayıştay’ın 2024 yılı denetim raporunda yer alan bulguların bu durumu açıkça ortaya koyduğunu belirterek, rapora göre TKİ’nin faaliyet sonucunun kendi asli işi olan kömür üretim ve satışına değil, büyük ölçüde rödövans gelirlerine dayandığını söyledi.
“Esas faaliyetten 2,5 milyar TL zarar”
Sayıştay’ın, TKİ’nin faaliyet kârını rödövans gelirlerinden arındırarak kurumu gerçek performansı üzerinden incelediğini aktaran Genç, şunları kaydetti:
“2024 yılında faaliyet kârı pozitif görünmesine rağmen, rödövans gelirleri çıkarıldığında TKİ’nin esas faaliyetlerinden yaklaşık 2,5 milyar TL zarar ettiği görülüyor. Üstelik bu durum tek yıla özgü değil; son dört yılın üçünde aynı tablo var. Sayıştay bu durumu açıkça ‘kömür üretim ve satışında yapısal problem’ olarak tanımlıyor.”
“Üreten kurumdan al-sat yapan yapıya dönüştürüldü”
CHP’li Genç, TKİ’nin gelir yapısının yıllar içinde köklü biçimde değiştirildiğini belirterek, kurum gelirlerinin yalnızca yaklaşık üçte birinin kendi ürettiği kömürden geldiğine dikkati çekti. Kalan gelirin rödövans ve al-sat faaliyetlerine dayandığını ifade eden Genç, “TKİ üretim yapan bir kamu kurumu olmaktan çıkarıldı; sahasını kiraya veren, sonra da o sahadan çıkan kömürü satın alan bir yapıya dönüştürüldü. Bu bir yönetim zaafı değil, açık bir siyasi tercihtir” dedi.
“150 milyon TL kâr mümkünken 6,4 milyar TL zarar yazıldı”
Sayıştay raporunun mali tabloyu da net biçimde ortaya koyduğunu vurgulayan Genç, 2024 yılında TKİ’nin diğer gelir ve giderler dikkate alındığında yaklaşık 150 milyon TL dönem kârı elde edebilecekken, 6,57 milyar TL’lik enflasyon muhasebesi gideri nedeniyle yılı 6,4 milyar TL dönem zararıyla kapattığını söyledi. Aynı yıl finansman giderlerinin rödövans gelirlerini dahi aştığını belirten Genç, bunun sorunun muhasebe tekniğinden değil, yıllardır biriken kırılganlıktan kaynaklandığını ifade etti.
“Bu tablo kader değil, siyasi tercihin sonucu”
TKİ üzerinden kamuoyunda “kamu işletmeleri zarar ediyor” algısı yaratılmak istendiğini belirten Aşkın Genç, şunları ifade etti:
“Kamu işletmeleri zarar ettiği için değil, üretimden koparıldığı için bu noktaya getiriliyor. AKP döneminde birçok KİT’te aynı yöntem uygulandı: Üretim zayıflatıldı, yatırım engellendi, kurumlar işlevsizleştirildi; sonra da ortaya çıkan tablo ‘kaçınılmaz’ gibi sunuldu. Sayıştay’ın 2024 raporu gösteriyor ki TKİ bugün zarar ettiği için değil, ürettirilmediği için bu hale getirildi. Bu tablo ne tesadüf ne de kaderdir; kamu kurumlarını işlevsizleştirip ardından ‘verimsiz’ ilan eden bir siyasi anlayışın sonucudur.”




