Bu süreç yaşanırken, ödeme yapmayanların otomatik olarak cezalı duruma düşeceği belirtiliyor ve bunun yalnızca küçük bir ihmalden çok daha fazlasını ifade ettiği anlatılıyor. Resmî açıklamalara göre gecikmeye düşen her mülk sahibi, aylık yüzde 3,7 oranındaki gecikme zammıyla karşılaşacak ve bu oran birkaç ay içinde dikkate değer bir ek yük yaratabiliyor. Ekonomik belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde vatandaşlara “son gün değil, en erken gün en güvenli gün” mesajı veriliyor.
Ödeme Kanalları Çeşitlendi
Teknolojik altyapıların güçlendirilmesiyle birlikte artık emlak vergisini ödemek önceki yıllara kıyasla çok daha kolay bir işleme dönüşmüş durumda ve bu dönüşüm özellikle yoğun dönemlerde büyük avantaj sağlıyor. E-Devlet sistemi üzerinden ilgili belediye seçilerek borçlar anında görüntülenebiliyor, üstelik ödeme işlemi de birkaç dakika içinde tamamlanabiliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın İnternet Vergi Dairesi de aynı şekilde aktif bir alternatif sunuyor ve pek çok vatandaş bu kanalı daha hızlı bulduğunu belirtiyor. Dijital yöntemlerden hoşlanmayanlar ise bağlı oldukları belediyelerin veznelerine giderek işlemlerini elden gerçekleştirebiliyor, ancak hafta sonuna girilmişken bu seçenek doğal olarak sınırlı hale geliyor. Bu sebeple uzmanlar, elektronik kanalların bu dönemde çok daha güvenilir olduğuna işaret ederken, gecikme riskinin teknik aksaklıklar yüzünden büyüdüğünü hatırlatıyor.
Gecikme Zammı Yükü Artırıyor
Bu yılın ekonomik koşulları göz önüne alındığında yüzde 3,7’lik gecikme zammı pek çok mülk sahibi için ciddi bir oran olarak değerlendiriliyor ve özellikle arsa ile iş yeri sahiplerinde aylar geçtikçe yüksek tutarlar ortaya çıkabiliyor. Bu noktada uzmanlar, borcunu birkaç ay ertelemenin binlerce liraya varan bir ek maliyet anlamına geldiğini vurguluyor ve vatandaşların hata yapmaması adına sürekli uyarılar yapılıyor. Mevzuata göre geciken her ödeme için faiz günlük bazda işlemeye devam ediyor, yani pazartesi bitiminden sonra başlayan süreç hızla borcu şişirebiliyor. Bu durum özellikle sabit gelire sahip mülk sahiplerini daha fazla zorlayabiliyor çünkü kısa süreli ertelemeler bile bütçe dengesini bozabiliyor. Bu yüzden uzmanlar, gecikmenin “nasıl olsa birkaç gün sonra öderim” kolaycılığıyla hafife alınmaması gerektiğinin altını çiziyor.
2026 Düzenlemesi Bekleniyor
Son dönemde artan vergi yükleri nedeniyle hükümetin yeni bir düzenlemeyi gündeme aldığı biliniyor ve bu teklifin yakın zamanda Meclis’e sunulacağı konuşuluyor. Düzenlemenin en temel amacı, 2026’dan itibaren aşırı artışların kontrol altına alınması olarak ifade edilirken, mevcut borçlar için herhangi bir af uygulanmayacağı net şekilde aktarılıyor. Bu sebeple yeni düzenlemeyi bekleyip bu yıl ödemesini geciktirenlerin yine cezalı duruma düşeceği hatırlatılıyor ve vatandaşların bu karışıklığı doğru anlaması gerektiği belirtiliyor. Vergi uzmanlarına göre söz konusu düzenleme yalnızca gelecek dönem hesaplamalarında etki yaratacak, ancak bugün var olan yükümlülükleri değiştirmeyecek. Bu nedenle pazartesi gününün kritik bir dönemeç olduğu bir kez daha vurgulanıyor ve mülk sahiplerine çağrı sürdürülüyor.
Muafiyet Hakkı Bulunanlar Unutulmasın
Türkiye’de bazı grupların 200 metrekareyi geçmeyen tek konutta emlak vergisinden tamamen muaf olduğu biliniyor ve bu muafiyetten yararlanabilecek kişiler arasında emekliler, engelliler, gaziler ve hiçbir geliri olmayan vatandaşlar yer alıyor. Bu kişilerin belediyeye başvurarak durumlarını bildirmesi yeterli oluyor ve işlemin ardından vergi yükümlülüğü tamamen ortadan kalkıyor. Ancak uzmanlar, toplumsal bilinirliğin düşük olması nedeniyle pek çok kişinin bu haktan yararlanmadığını ve farkında olmadan ödeme yaptığını ifade ediyor. Bu yüzden özellikle gelir düzeyi sınırlı olanların bu detayı kontrol etmesi öneriliyor çünkü muafiyet, yıllık bütçeye önemli bir rahatlama sağlayabiliyor. Pazartesi günü yaklaşırken bu gruplar için de “hak kaybı yaşamayın” uyarısı yapılmaya devam ediyor.



