2025 yılında sıfır araç satışlarında kırılan rekor sonrası otomotiv piyasasında dengeler değişti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, kış aylarında durağanlaşan satışların mart itibarıyla yeniden hız kazanacağını belirtirken, tüketicinin eski araçtan uzaklaşıp elektronik ve yeni nesil modellere yöneldiğini, altın ve dövizdeki yükselişin ise sektörde ticareti baskıladığını söyledi.

2025’te Sıfır Araç Satışlarında Cumhuriyet Tarihi Rekoru
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, otomotiv piyasasının mevcut durumu, ekonomik verilerin sektöre etkisi ve değişen tüketici alışkanlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Batı, durağan geçen kış aylarının ardından bahar dönemiyle birlikte piyasada hareketlilik beklediklerini ifade etti. 2025 yılında sıfır araç satışlarında yaklaşık 1 milyon 400 bin rakamına ulaşılarak Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatan Batı, sıfır araç satışlarındaki bu artışın ikinci el piyasasını oransal olarak düşürdüğünü belirtti.
Aralık, ocak ve şubat aylarını kapsayan üç aylık sürecin durağan geçtiğini aktaran Batı, "Satışların düştüğü bu dönemden sonra ivme artık yukarı yönlü hareket edecek" dedi.

'İvmenin Marttan İtibaren Yukarı Yönlü Hareket Edeceğini Düşünüyoruz'
Baharda piyasanın canlanacağını belirten Batı, şunları söyledi:
"İvmenin yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz. İnsanların en çok ikinci el ya da sıfır araç tercih ettikleri dönemler genelde nisan, mayıs ayları. Çünkü insanlar yaz programlarına yeni araçlarıyla gitmek istiyor. Biz de ivmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz"
Sektör temsilcilerine göre özellikle bahar aylarında sıfır araç ve ikinci el araç piyasasında belirgin bir hareketlilik yaşanması bekleniyor.

'Altının Yukarı Yönlü Hareket Etmesi Bizim Sektörümüzün Menfaatine Değil'
Otomotiv sektörünü en çok etkileyen unsurun piyasalardaki hareketlilik olduğuna dikkat çeken Batı, sektörün stabil bir ticaret hayatına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Döviz ve altın kurlarındaki dalgalanmaların insanları ticaretten çektiğini ifade eden Batı, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İnsanlar artık tüm hesaplarını altın bazında yapıyor. Vatandaş araç alıp TL, dolar veya euro bazında para kazansa da araba bir ay elinde kaldığında altın bazında yüzde 25-30 zarar ettiğini görüp 'Ben bu ticareti niçin yapıyorum?' diyor. Banka ve faizle sıkıntısı olmayan kişiler zaten ticaretin içine hiç girmiyor; evini, arabasını veya mülkünü satıp faize yatırıyor ve düzenli gelir elde ediyor. Bankayla işi olmayanlar ise genelde altınla hareket ediyor. Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil. Sadece kenarda yatırımı olan, 50-100 gram altını bulunan küçük yatırımcıya bir faydası oldu, bize ise sadece zarar yazıyor"
Batı’nın açıklamalarına göre, yatırım tercihlerindeki değişim otomotiv ticaretini doğrudan etkiliyor.

Tüketici Tercihi Değişti
Geçen yıl sıfır araç satışlarının 1 milyon 200 binde kaldığını, bu yıl ise ciddi bir artış yaşandığını belirten Batı, piyasanın geçen seneye göre daha hareketli olduğunu dile getirdi.
Tüketici alışkanlıklarının tamamen değiştiğine vurgu yapan Batı, şunları kaydetti:
"Rakam büyük, dolayısıyla insanlar her şeyden önce artık cebinde ister 100 bin lirası olsun, ister 1 milyon lirası olsun, ister 3 milyon olsun herkes elektronik yeni tip araç istiyor. Ya elektrikli ya hibrit, bizim tasvip etmediğimiz kısımları olan araçlar var tabii bu saydıklarımın içinde ama yani vatandaş yeni elektronik arabaya bindiği zaman her tarafından ışık gelsin, yok lambaları da onu yapsın, giderken video izlesin, televizyon izlesin gibi yeni teknolojik arabaların peşinde"
Sektör verileri, özellikle elektrikli ve hibrit araçlara yönelik talebin arttığını ortaya koydu.
'Koşarak Sıfıra Gidiyorlar'
Az da olsa birikimi olan kişilere dahi 10-15 yaş üzerindeki araçları satamadıklarını belirten Batı, ikinci el piyasasındaki durumu şu sözlerle anlattı:
"Koşarak sıfıra gidiyorlar. Aldıkları sıfır araçları ileriki tarihte satacağı zaman zarar edecekler ama vatandaş, 'bir sene bunun keyfini süreyim' diyor. Yani artık araç alma şekli de değişti. Eski araçları takas için getiriyorlar. Takas usulü ile aldığımız araçları da kimse satın almıyor. Hiç kimse eski aracı almak istemiyor. Cebinde parası olmayan müşteri bile, birinden altın, dolar borç alıyor ya da bankaya borçlanıyor"




