MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza yargılamasında adli kontrol uygulaması üzerine değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, bir suç soruşturmasında somut delillerin güçlü suç şüphesini göstermesi ve tutuklama sebebinin mevcut olması durumunda bile, eğer soruşturmanın hedefi daha hafif bir tedbirle de sağlanabiliyorsa; cezanın üst sınırı ne olursa olsun, tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebileceğini ifade etti.
Açıklamanın tamamı
Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillere göre bir tutuklama nedeninin bulunması halinde; başka bir yargılama önlemi ile amaca ulaşılabilinecek ise, herhangi bir ceza sınırı olmaksızsın ,her suç için şüphelinin tutuklanması yerine ‘adli kontrol kararı’ verilebilir.
Adli kontrol tedbirlerinin amacı, tutuklama koruma tedbirinin amacıyla aynı olup ,şüpheli veya sanığın kaçmasını ve delilleri karartmasını önleyerek muhakemenin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesini sağlamak ve muhakeme sonunda verilecek kararın infazını mümkün kılmaktır.
Adli kontrol kararı hâkimin takdirindedir. Adli kontrol tedbiri tutuklama tedbirine bir alternatif niteliği taşıdığı için tutuklama tedbirinin son çare olması niteliği karşısında mümkün olduğunca adli kontrol tedbirine başvurulmalıdır.
Adli kontrol kurumu, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Türk Ceza yargılaması sistemine getirilen, serbest bırakma ile tutuklama arasında etkinliğe sahip olan koruma tedbiri niteliğindeki çağdaş bir kurumdur.
Bu kurum ile kişi özgürlüğünden tamamen yoksun bırakılmamakla birlikte, gözlemeyi ve denetlemeyi olanaklı kılan tedbirlere tabi olmakta böylece kişinin kaçma riski azaltılırken özgürlüğünden tümüyle yoksun kalmasının zararları da ortadan kaldırılmış olmaktadır.




