Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden Sözcü Gazetesi için kaleme aldığı yazıda iktidarın bilinçli bir “korku düzeni” kurduğunu belirtti. İmamoğlu, yaşanan sürecin sıradan bir yönetim zafiyeti olmadığını vurgulayarak, Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve devlet yapısının zayıflatıldığını ifade etti.
Silivri’den Yazılan Mesaj Kamuoyunda Geniş Yankı Uyandırdı
Ekrem İmamoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden Sözcü Gazetesi için kaleme aldığı yazıda, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tabloyu sert ifadelerle değerlendirdi. İmamoğlu, yaşanan sürecin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bunun bilinçli bir siyasi tercih olduğunu savundu.
İmamoğlu yazısında, Türkiye’nin geçmişte darbeler, krizler ve büyük zorluklar yaşadığını hatırlatarak, milletin her defasında iradesine sahip çıktığını ifade etti. Ancak bugün gelinen noktada, devletin ve demokrasinin bilinçli şekilde zayıflatıldığını belirtti.
“Bu Bir Korku Düzenidir”
İmamoğlu, mevcut süreci “korku düzeni” olarak tanımlayarak, hukukun devre dışı bırakılmak istendiğini savundu. Son 13 yılda yaşananların tesadüf değil, bilinçli şekilde oluşturulmuş bir tablo olduğunu ifade eden İmamoğlu, kaçırılan fırsatlardan değil, bilerek yaratılan krizlerden söz etti.
Teknolojik ve küresel dönüşüm sürecinde Türkiye’nin büyük bir fırsat eşiğinde olduğunu belirten İmamoğlu, iktidarın bu fırsatları değerlendirmek yerine ülkeyi çıkmaza sürüklediğini kaydetti.
Gezi’den 15 Temmuz’a Uzanan Eleştiriler
Yazısında 2013 Gezi Parkı sürecinden başlayarak 2015 seçimleri, 15 Temmuz darbe girişimi ve 2017 referandumuna kadar birçok döneme değinen İmamoğlu, bu süreçlerde milletin iradesinin yok sayıldığını öne sürdü.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni “denge ve denetimi ortadan kaldıran bir rejim değişikliği” olarak nitelendiren İmamoğlu, bugün yaşanan çoklu krizlerin temelinde bu sistemin olduğunu ifade etti.
“19 Mart’ta Siyasi Darbe Yapıldı”
İmamoğlu, 19 Mart’ta yaşanan süreci “siyasi rakibi saf dışı bırakma operasyonu” olarak tanımladı. Bu sürecin soruşturma veya hukukla açıklanamayacağını savunan İmamoğlu, yaşananların Türkiye’nin geleceğine yönelik bir darbe olduğunu dile getirdi.
Adalete olan güvenin ciddi şekilde sarsıldığını belirten İmamoğlu, adaletin çökmesi halinde ekonomiden toplumsal huzura kadar her alanın zarar göreceğini vurguladı.
“Mücadelemiz Koltuk Değil, Millet Mücadelesidir”
Yazısının son bölümünde mücadelesinin bir koltuk kavgası olmadığını ifade eden İmamoğlu, çocukların geleceği, gençlerin umudu, emeklilerin ve emekçilerin yaşam koşulları için mücadele ettiklerini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı olduğunu hatırlatan İmamoğlu, bu düzenin sandık yoluyla değiştirileceğini vurgulayarak, “Karar milletindir, millet büyüktür” ifadelerini kullandı.





