Kayseri, siyasetin her daim "ağır sıklet" merkezlerinden biri olmuştur. Şehrimize bakan gelir, bakan gider; protokol karşılar, esnaf ziyaret edilir, toplantılar yapılır ve heyetler uğurlanır. Genellikle bu süreçler, AK Parti Kayseri İl Başkanlığı’nın sosyal medya hesaplarında standart bir "hizmet kervanı" diliyle, rutin bir şekilde paylaşılır. Ancak son günlerde bu rutinin dışına çıkan, hatta ezber bozan bir "tanıtım atağı" dikkatlerden kaçmıyor.

Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın 7 Şubat’taki Kayseri ziyareti için hazırlanan görsel ve sosyal medya stratejisi, akıllara şu soruyu getiriyor: Hayırdır, bu özel ilgi niye?

Diğer Bakanlara "Rutin", Fidan’a "Vitrini Zorlayan" Tanıtım
Bugüne kadar Kayseri’ye gelen pek çok bakanın ziyareti, İl Başkanı Hüseyin Okandan’ın hesaplarında sade birer bilgilendirme notu olarak kalırken; Hakan Fidan ismi söz konusu olduğunda işin rengi değişti. Okandan’ın Sayın Fidan ile tokalaştığı o meşhur fotoğrafla süslenen afişler, sadece bir duyuru değil, adeta bir "taraf olma" deklarasyonu gibi kamuoyunun önüne servis edildi.

Buradaki temel eleştiri, bir bakanın gelmesi değil, bakanlar arasında kurulan o görünmez ama hissedilir hiyerarşidir. Diğer kabine üyelerine gösterilmeyen bu "özenli reklam" çalışması, ister istemez şu soruyu sorduruyor: Kayseri İl Yönetimi, Bakan Fidan’ı diğer bakanlardan daha mı üstün tutuyor, yoksa başka bir ajandanın provasını mı yapıyor?

Recep Tayyip Erdoğan Sonrası ve "Veliaht" Söylentileri
Hakan Fidan isminin, kamuoyunda Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası dönem için en güçlü figürlerden biri olarak konuşulduğu sır değil. Ankara kulislerinde "halef" tartışmaları fısıltıyla yapılırken, Kayseri İl Başkanlığı’nın bu denli yüksek perdeden bir "Fidan güzellemesi" ve reklam kampanyası yürütmesi, siyasi bir acemilik mi yoksa bilinçli bir hamle mi?

Eğer bu bilinçli bir hamleyse, AK Parti Kayseri İl Yönetimi, henüz Genel Merkez düzeyinde bile netleşmemiş bir "gelecek tasarımı" üzerinde şimdiden saf mı tutuyor? Partinin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bir ismi diğerlerinin önüne bu kadar keskin bir şekilde çıkarmak, teşkilat içerisinde kutuplaşmayı tetiklemez mi?

"Taraf" Olmak mı, "Ev Sahibi" Olmak mı?
İl Başkanının görevi, şehre gelen her devlet büyüğünü aynı vakar ve eşit mesafeyle ağırlamaktır. Ancak Hakan Fidan üzerinden yürütülen bu "ayrıcalıklı" tanıtım faaliyeti, kamuoyunda "Kayseri teşkilatı Fidan’cı mı oldu?" algısını besliyor. Bu durum, hem diğer kabine üyelerine bir nezaketsizlik olarak yorumlanabilir hem de AK Parti üst yönetiminde "Kayseri neyin peşinde?" sorularına yol açabilir.

Kayseri siyaseti, bu tür ince mesajları okumayı iyi bilir. Hüseyin Okandan ve ekibinin, bu aşırı dozlu tanıtım paylaşımıyla partinin geleceğine dair bir "yer kapma" yarışına girdiği izlenimi, tabanda ciddi bir eleştiri konusu haline gelmiş durumda.

Sonuç olarak; Siyaset, semboller ve fotoğraflar üzerinden okunur. O tokalaşma fotoğrafının altına yazılan "özenli" davet metni, bugün Kayseri’nin en çok konuşulan, en çok eleştirilen konusuysa; İl Başkanı’nın dönüp bu stratejiyi bir kez daha gözden geçirmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki; partinin tek bir lideri vardır ve o liderin gölgesinde "veliaht" parlatmak, siyasi nezaketin ötesinde, büyük bir risk barındırır.

Kayseri kamuoyu şimdi şu sorunun cevabını bekliyor: Bu tanıtım bir sevgi gösterisi mi, yoksa "Erdoğan sonrası" için bir yatırım mı?