Kayseri’de son günlerde hastaneler dolup taşarken, gribal enfeksiyonlar vatandaşları zorlamaya başladı. Acil servisler, aile sağlığı merkezleri ve polikliniklerde yoğunluk dikkat çekerken, uzmanların işaret ettiği doğal bir tarif yeniden gündeme geldi. Ne mercimek ne de tarhana… Kayseri mutfaklarına da yabancı olmayan lebeniye çorbası, adeta ilaç yerine geçiyor.

Kış aylarında bağışıklık denince akla ilk gelen çorbalar bir kenara bırakılıyor. Uzmanlara göre lebeniye çorbası, içeriğindeki yoğurt, nohut, protein ve probiyotik dengesiyle vücudu içeriden güçlendiriyor. Özellikle Kayseri’de artan grip vakaları sonrası bu tarif, “şifa niyetine” yeniden sofralara girmeye başladı.

Kayseri’de Hastaneler Doldu: Sofralarda Şifa Aranıyor

Kayseri’de birçok vatandaş, ilaçların yanında doğal desteklere yöneliyor. Lebeniye çorbası; hastalık döneminde kaybedilen enerjiyi geri kazandırması, mideyi yormaması ve boğazı rahatlatmasıyla öne çıkıyor. Yoğurtlu yapısı sayesinde bağırsak florasını destekleyen bu çorba, bağışıklık sistemine doğal katkı sağlıyor.

Neden Lebeniye Çorbası Diğer Çorbalara Göre Daha Etkili?

Uzmanlara göre lebeniye çorbasının farkı içeriğindeki dengede gizli.

Yoğurt ve yumurta terbiyesi, hastalık döneminde alınması zor olan proteini sıvı formda sunuyor.

Nohut, bitkisel protein ve lif kaynağı olarak uzun süreli enerji sağlıyor.

Minik köfteler, demir ve B12 desteğiyle vücudu toparlıyor.

Nane ve zeytinyağı, solunumu rahatlatırken boğazı yumuşatıyor.

Pişirirken Yapılan Hata Etkisini Yok Ediyor, Dikkat!

Kayseri’de birçok evde yapılan en büyük hata, yoğurdu kaynar suya direkt eklemek. Uzmanlar, yoğurtlu terbiyenin mutlaka ılıştırılarak çorbaya eklenmesi gerektiğini vurguluyor. Tuzun ise en son atılması, çorbanın kesilmesini önlüyor.

Kayseri’de hastanelerde yoğunluk başladı: Bu belirtiler varsa mutlaka hastaneye gidin!
Kayseri’de hastanelerde yoğunluk başladı: Bu belirtiler varsa mutlaka hastaneye gidin!
İçeriği Görüntüle

Bu çorba mucize değil ama doğru yapıldığında ilaçlara destek, vücuda ise güçlü bir kalkandır.

Kaynak: Sude Naz Gümüş