Kayseri Haber / Kayseri’de Ramazan ayının başlamasıyla birlikte restoranlar iftar menülerini ve fiyatlarını duyurmaya başladı. Ancak bu yıl en çok konuşulan fiyatlar özel sektör değil, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KAYTUR işletmelerinden geldi. Açıklanan rakamlar, özellikle belediye iştiraki bir kurumdan beklenen “erişilebilir fiyat” anlayışıyla örtüşmediği için vatandaşlar arasında ciddi tartışma yarattı.
Paylaşılan menülere bakıldığında tablo oldukça çarpıcı: Kayseri Mutfak Sanatları Merkezi (MSM) menülerinde “toplam 1900 TL” gibi bir fiyat öne çıkıyor. Aynı seride “Menü 03” için “toplam 1550 TL” etiketi görülüyor. Daha da dikkat çekeni ise “Çocuk Menü” başlığının altında yazan “toplam 1150 TL” ifadesi. Çocuk menüsünün, birçok ailenin bir yetişkin için bile zorlayacağı seviyelere taşınması, kamuoyunda “Bu nasıl çocuk menüsü?” sorusunu büyütmüş durumda.
KAYTUR’un başka bir paylaşımında Kaytur Ev Yemekleri’nde menülerde de fiyatlar aşağı kalmıyor: Kuzu tandır 1350 TL, kasap köfte 1100 TL, tavuk pirzola 900 TL olarak yer alıyor. Emirgan Köftecisi başlıklı paylaşımda ise yetişkin menüler yine 1350-1100-900 bandında görünürken, çocuk menüsü 600 TL olarak belirtilmiş. Kısacası; bir yanda 600 TL’lik çocuk menüsü, diğer yanda 1150 TL’lik çocuk menüsü… Aynı kurumun farklı noktalarında bile ölçünün kaçtığı izlenimi oluşuyor.
Eleştirilerin bir diğer nedeni şu: Kayseri’de özel işletmelerin sunduğu benzer içerikli iftar menülerinin çoğu zaman bu seviyelerin çok altında olması. Vatandaşlar, benzer çorba-iftariyelik-ana yemek-tatlı-içecek içeren paketlerin özel sektörde neredeyse yarı fiyatına bulunabildiğini söylüyor. Özel işletmeler bile rekabet baskısı ve piyasa dengeleri nedeniyle makul seviyeler tutturmaya çalışırken, belediye iştiraki bir şirketin “piyasanın üstüne” çıkması doğal olarak “Sosyal belediyecilik nerede?” sorusunu doğuruyor.
Tartışmayı büyüten bir başka detay da iletişim biçimi: Menüler ve fiyatlar sosyal medya üzerinden paylaşılmış; ancak gönderilere yorum yapılamıyor. Bu durum, “Tepki geleceğini bildikleri için mi yorumlar kapalı?” şeklinde yorumlara yol açıyor. Kamuya bağlı bir işletmeden beklenen, eleştiriye açık olmak ve vatandaşa gerekçe sunabilmekken; yorumların kapalı olması, şeffaflık algısını zedeliyor.
İşin bir de mali tablo boyutu var. Sayıştay denetim bulgularında Kayseri Büyükşehir Belediyesi iştirakleri arasında KAYTUR A.Ş. ve Ulaşım A.Ş.’nin uzun yıllara yayılan zararlarının bulunduğu, zarar eden şirketlere sermaye artırımları yapıldığı ve toplam zarar büyüklüğünün dikkat çektiği görülüyor. İlgili tablolarda KAYTUR A.Ş.’nin 2019-2024 dönemine ilişkin toplam kâr/zararının eksi 302.953.092,29 TL; Ulaşım A.Ş.’nin ise eksi 1.959.459.554,00 TL olduğu yer alıyor. Genel toplamda zarar kaleminin eksi 2.262.412.646,29 TL’ye ulaştığı; aynı dönemde iştiraklere aktarılan sermaye artışlarının toplamının da 2.334.538.605,26 TL olarak kayda geçtiği görülüyor. Tam da bu yüzden vatandaşın aklına şu soru geliyor: “Bu zararların bedeli şimdi hizmet fiyatlarına mı yansıyor?”
Elbette hiçbir kurum “zarar etti” diye doğrudan “menü fiyatına bindirdi” denilerek kesin hükme bağlanamaz; maliyet kalemleri, tedarik, işletme giderleri, personel ve kira gibi unsurlar fiyatları etkiler. Ancak kamu iştiraki söz konusu olduğunda beklenti nettir: Ramazan’da vatandaşın sofrasına omuz vermek. Bugünkü fiyatlar ise bu beklentiyi karşılamaktan uzak görünüyor.
KAYTUR’un, bu fiyat politikasını hangi maliyet hesabıyla oluşturduğunu, kamu tesislerinde neden daha erişilebilir bir çizgiye inilmediğini ve yorumların neden kapalı tutulduğunu açıkça anlatması gerekiyor. Çünkü mesele artık “pahalı iftar” tartışmasını aştı; kamu kaynağı, kamu hizmeti anlayışı ve hesap verme sorumluluğu başlıklarına dayandı. Ramazan’da vatandaşın sofrasına kolaylık sağlamak gerekirken, ortaya çıkan manzara “belediye tesisleri lüksleşti mi?” sorusunu büyütüyor.




