TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında yedinci kez toplandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda, suça sürüklenen çocuklara yönelik yürütülen mevcut çalışmalar ve yeni hizmet modelleri ele alındı.

Komisyonun açılışında konuşan Bakan Göktaş, son dönemde kamuoyunu derinden etkileyen olayların çocukların suça sürüklenmesi meselesini tüm boyutlarıyla yeniden değerlendirmeyi zorunlu kıldığını vurguladı. Toplumun adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımının birbirini dışlayan kavramlar olmadığını ifade eden Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ahmet Mattia'nın, Atlas'ın hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzdü. Bu kaybın acısını beraber yaşadık. İlk günden itibaren ailelerin yanında olduk. Adli süreçlerin yakın takipçisi olduk. Bu noktada şunu açıkça ifade etmek isterim ki, adalet beklentisi ile çocuk koruma yaklaşımı birbirinin alternatifi değildir. Çocuğu suça iten zinciri kırmak da toplum güvenliğinin kalıcı şartıdır. Burada şu parantezi açmak isterim. Bakanlık olarak mağdurun çocuk olduğu vakalarda davaya katılmamız, mağdur çocuğun yaşam hakkı başta olmak üzere tüm haklarını koruma sorumluluğundan kaynaklanır. Mağdur çocuğun ailesinin yalnız bırakılmaması görevimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim üzerimize düşen görev, bu iki gerçeği aynı anda birbirini zedelemeden güçlendirmektir."

Bakan Göktaş, suça sürüklenmenin çoğu zaman tek bir anlık karardan değil, zamanla oluşan bir “risk zinciri”nden kaynaklandığını belirterek, bu zincirin okuldan kopma, sağlıksız aile içi ilişkiler ve sokak ile akran çevresi gibi halkalardan oluştuğunu söyledi. Dijital dünyanın da bu süreçte önemli bir etken haline geldiğine dikkat çeken Göktaş, geçen yıl düzenlenen Dijital Bağımlılık ve Aile Çalıştayı’nın önemli bulgular ortaya koyduğunu ifade etti.

Bakanlık olarak risk zincirini kırmak için üç aşamalı bir yaklaşım benimsediklerini dile getiren Göktaş, erken müdahalenin ilk ve en kritik adım olduğunu kaydetti. Bu kapsamda oluşturulan sosyal risk haritalarıyla ilçe, mahalle ve hane düzeyinde risklerin izlenebildiğini belirten Göktaş, sahada erken uyarı ve sistematik takip imkânı sağlandığını vurguladı. Bu çalışmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Bu amaç doğrultusunda sosyal risk haritaları oluşturduk. Böylelikle ilçe, mahalle ve hatta hane ölçeğinde muhtemel tehditleri bütüncül bir yaklaşımla izliyoruz. Sosyal risk haritası dinamiktir. Sosyal risk haritaları, önleyici hizmetlerimizi güçlendiren önemli bir araçtır. Bu çalışmayla sahada erken uyarı ve sistematik izleme konusunda yeni bir dönem başlattık. Çocuğun suça sürüklenmesi, çocuk ihmali ve sosyal ekonomik yoksunluk sosyal risk haritalarımızın pilotlarını tamamladık. Diğer yandan Çocuklar Güvende mobil ekiplerimizle risk altındaki çocukları okul, aile ve sosyal çevrelerinde eş zamanlı takip ediyoruz. Herhangi bir ihbar aldığımızda doğrudan müdahale ediyoruz. Aralık ayında hizmete sunduğumuz Çocuklar Güvende web sitesi ve mobil uygulamasıyla çocuklarımıza, ailelere rehberlik eden içerikler sunuyoruz. Aynı zamanda riskli durumlarda doğru desteğin devreye girmesini sağlıyoruz."

İkinci aşamada aileyi merkeze alan koruyucu ve önleyici hizmetlerin devreye alındığını belirten Göktaş, riskin arttığı durumlarda ilgili kurumlarla eş güdüm içinde danışmanlık, eğitim, sağlık ve barınma gibi tedbirlerin hızla uygulandığını ifade etti. Ayrıca belirli risk gruplarına yönelik ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde sadece geçici destek değil, okul devamı ve güvenli çevreyi esas alan kalıcı müdahalelerin yürütüldüğünü aktardı.

Kayseri’de STK’lar ‘Mustafa Elitaş Bulvarı’ için bir oldu
Kayseri’de STK’lar ‘Mustafa Elitaş Bulvarı’ için bir oldu
İçeriği Görüntüle

Yoğun ve ihtisaslaşmış müdahalelerin üçüncü aşamayı oluşturduğunu belirten Bakan Göktaş, bu alandaki çalışmaları şu sözlerle özetledi:

"Suça sürüklenen, mağdur olan ya da sokakta yüksek sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalan çocuklar için ihtisaslaşmış hizmet modelleri yürütüyoruz. Bu kapsamda Güçlendirici Bakım modelini geliştirdik. Bu modelle ilk kez sağlık, eğitim, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetleri tek bir çatı altında bir araya getirdik. Suça sürüklenen ve madde bağımlılığı tedavisi tamamlanan çocuklarımıza yönelik destekleyici hizmetleri daha bütüncül bir yapıya kavuşturduk. Halihazırda bugün 12 ilimizde ihtisaslaşmış çocuk evleri sitelerinde bu modeli uyguluyoruz. Kısa sürede olumlu sonuçlar almaya başladığımızı özellikle belirtmek isterim."

Komisyon çalışmalarını, suça sürüklenmeyi besleyen risk zincirini toplumsal vicdanla birlikte ele alan önemli bir eşik olarak gördüklerini dile getiren Göktaş, adalet ve güvenlik süreçleriyle sosyal hizmet müdahalelerinin eş zamanlı ilerlemesinin önemine dikkat çekti. Amaçlarının mağduru koruyan, adaleti geciktirmeyen ve suça sürüklenmeyi kaynağında önleyen bir sistemi birlikte inşa etmek olduğunu belirten Göktaş, Komisyon tarafından hazırlanacak raporun Bakanlık açısından yol gösterici olacağını ifade etti.

Toplantı, Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın suça sürüklenen çocuklara yönelik yürüttüğü çalışmalara ilişkin sunumla devam etti.

Kaynak: İHA