Kayseri’de tramvaya binen herkesin başına en az bir kez gelmiştir. Kalabalıkta biri size çarpar, ayağınıza basar ya da koluyla dokunur… Daha ne olduğunu anlamadan karşıdan hemen bir cümle gelir:

Basın İlan Kurumu’nun 65. yılında medya dünyası İstanbul'da buluştu!
Basın İlan Kurumu’nun 65. yılında medya dünyası İstanbul'da buluştu!
İçeriği Görüntüle

“Kusura bakmayın, özür dilerim.”

Peki gerçekten bir hata mı var, yoksa bu refleks mi? Tramvayda, otobüste ya da sokakta sürekli özür dileme hali, sanıldığı gibi sadece nezaket değil. Bunun arkasında çocukluktan gelen güçlü bir duygusal refleks yatıyor.

Psikologlara göre, özellikle büyük şehirlerde ve Kayseri gibi toplu taşımanın yoğun kullanıldığı yerlerde, insanların sürekli özür dilemesi bir savunma mekanizmasına dönüşmüş durumda.

Kayseri Tramvayında “Özür Dilerim” Refleksi Neden Bu Kadar Yaygın?

Bu durum temelinde çocuklukta öğrenilen bazı davranışların olduğu söyleniyor. Çocukken “sorun çıkarma”, “sessiz ol”, “uyumlu ol” diye büyütülen bireyler, yetişkinlikte gerilimden kaçmak için otomatik olarak özür dilemeye yöneliyor.

Kayseri’de tramvayda size çarpan kişinin hemen özür dilemesi çoğu zaman gerçek bir pişmanlıktan değil, ortamı yumuşatma isteğinden kaynaklanıyor. Özellikle kalabalık saatlerde, insanlar tartışma çıkmasın diye kendini geri çekiyor ve suçu üstleniyor.

Her şeye özür dilemek sağlıklı değil

Psikologlara göre sürekli özür dilemek zamanla kişinin kendine olan güvenini zedeliyor. Araştırmalar, çocukken duyguları “abartılı” bulunan, sınırları sık sık ihlal edilen ya da erken yaşta sorumluluk yüklenen bireylerin yetişkinlikte bu refleksi daha sık gösterdiğini ortaya koyuyor.

Gereksiz özürler yerine bazı durumlarda “teşekkür ederim” demenin daha sağlıklı olduğunu vurguluyor. Örneğin tramvayda biri yol verdiğinde “özür dilerim” yerine “teşekkür ederim” demek, kişinin kendini sürekli suçlu hissetmesini engelliyor.

Kısacası Kayseri’de tramvayda biri size çarpıp özür diliyorsa, bu her zaman bir hata değil; çoğu zaman çocukluktan kalma bir alışkanlık. Bu refleksi fark etmek, kişinin kendine olan saygısını yeniden inşa etmesinin ilk adımı.

Kaynak: Sude Naz Gümüş