Emekli olduktan sonra kamu kurumlarında çalışmak isteyenler için uygulanan kurallar, maaş kesintileri yeniden gündemde.
Emekli olduktan sonra çalışmaya devam etmek isteyen milyonlarca vatandaş, Hem emekli maaşımı alırım hem de çalışırım fikriyle kamu iş ilanlarını yakından takip ediyor. Ancak 2005 yılından bu yana uygulanan düzenlemeler, kamuda çalışmak isteyen emekliler için ciddi sınırlamalar geldi. Mevcut sistemde, kamu kurumlarında göreve başlayan emeklilerin büyük bölümünün emekli maaşı tamamen kesiliyor.
Bu uygulama özellikle düşük emekli maaşı alan memur, işçi ve esnaf emeklileri için ekonomik açıdan zorlayıcı bir tablo ortaya çıkarıyor. Kamuda çalışmak, özel sektörde olduğu gibi emekli maaşıyla birlikte gelir elde etmeye imkân tanımıyor.
Emekli maaşı neden kesiliyor? Sistem nasıl işliyor
Türkiye’de 1 Ocak 2005’ten itibaren emeklilerin kamu kurumlarında çalışması sıkı kurallara bağlandı. Genel bütçeli daireler, belediyeler, KİT’ler ve devletin çoğunluk hissesine sahip olduğu şirketlerde işe başlayan emeklilerin aylıkları durduruluyor. Kamu kurumunda memur, işçi ya da sözleşmeli personel olarak göreve başlayan emeklinin maaşı kesiliyor ve tüm sigorta ile genel sağlık primleri çalıştığı kurum üzerinden yeniden yatırılıyor. Bu süreçte emekli, sistemde “hiç emekli olmamış” gibi değerlendiriliyor.
Kimler hem çalışıp hem emekli maaşını almaya devam edebiliyor?
Bazı görevler ve özel durumlar bu kuralın dışında. Cumhurbaşkanlığına seçilenler, TBMM üyeleri, belediye başkanları ve meclis üyeleri, dışarıdan atanan bakanlar, ders ücreti karşılığı eğitim verenler, vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenler, yönetim kurulu üyeleri ve muhtarlar bu istisnalar arasında yer alıyor. Özellikle muhtar seçilen emeklilerin aylıkları kesilmiyor ve hem emekli maaşı hem de muhtarlık ödeneği alınabiliyor.




