Türkiye’de her yıl on binlerce çocuğun hayatını etkileyen akran zorbalığına karşı 2025 yılında çok yönlü bir mücadele başlatıldı. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dijitalleşmeyle yaygınlaşan siber zorbalığa karşı üç bakanlık; Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları kapsamlı eğitim, danışmanlık ve farkındalık çalışmaları yürütüyor. Araştırmalar, çocukların yüzde 13,8’inin ayda en az bir kez akran zorbalığına maruz kaldığını, bu oranın kızlarda yüzde 14,2, erkeklerde ise yüzde 13,4 seviyesinde olduğunu gösteriyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: 9.504 Çocuğa Eğitim

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 81 ilde düzenlenen 139 eğitimle toplam 9.504 çocuğa ulaştı. Çocuk Hakları İl Çocuk Komiteleri aracılığıyla gerçekleştirilen eğitimlerde akran zorbalığı, siber zorbalık, güvenli iletişim ve olumlu akran ilişkileri üzerine yoğunlaşıldı.

Ebeveynlere yönelik geliştirilen “İlk Öğretmenim Ailem” mobil uygulamasının kullanıcı sayısı ise 1 milyon 25 bini aştı. Uygulama, zorbalığın türlerine, belirtilerine ve çözüm yollarına dair kapsamlı içerikler sunuyor.

Bakanlık ayrıca UNICEF iş birliği ile “Akran Zorbalığı Odaklı Psikososyal Destek ve Pozitif Ebeveynlik Programı”nı yürütüyor. 6–18 yaş grubuna yönelik 8 oturumluk bu model, hem çocuklarda farkındalık artırmayı hem de ebeveynlerin zorbalıkla baş etme becerilerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Mahmut Arıkan’dan ‘Çıkar telefonunu’ diyen amcaya tepki!
Mahmut Arıkan’dan ‘Çıkar telefonunu’ diyen amcaya tepki!
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığı: 14 Bin Danışmanlık Hizmeti, 107 Bin Eğitim Katılımı

Sağlık Bakanlığı, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve hastanelerde görev yapan psikolog, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişimcileriyle zorbalığa karşı destek hizmetleri sunuyor. 2025’in ilk dokuz ayında 5.323 kişi akran zorbalığı nedeniyle başvurdu ve toplam 14.326 danışmanlık hizmeti gerçekleştirildi.

Bakanlık ayrıca 1.869 eğitim programında 107.306 kişiye ulaşarak farkındalık çalışmaları yürüttü. Çocukların duygusal becerilerini desteklemek amacıyla uygulanan EASE Programı, 7 haftalık grup çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

Millî Eğitim Bakanlığı: 6,3 Milyon Öğrenciye Ulaşan Büyük Eğitim Hamlesi

Millî Eğitim Bakanlığı, okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri kapsamında koruyucu-önleyici çalışmalar yürütüyor. 44 bin 129 rehberlik öğretmeni, risk analizi, iletişim becerileri ve zorbalıkla mücadele etkinlikleri düzenliyor.

2024–2025 eğitim yılında 6 milyon 393 bin 853 öğrenciye ve 60 bin 605 öğretmene akran zorbalığı ve şiddetle mücadele eğitimleri verildi. Ayrıca 338 bin 590 veli de bilgilendirme programlarına katıldı. 2025 boyunca uygulanan sosyal duygusal beceri programlarıyla 5,2 milyon öğrenci ve 39 bin öğretmen destek aldı.

Siber Zorbalığa Özel Yayınlar ve Eğitimler

Millî Eğitim Bakanlığı, dijital riskleri önlemek amacıyla ilkokul düzeyinde “İkizlerin Hikâyesi” ve “Kahramanın Maceraları” adlı hikâye kitaplarını öğrencilere dağıttı. Öğretmen ve veliler için ise dijital güvenlik ve siber zorbalık konusunda rehberler hazırlandı.

Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi

2024’te yayımlanan “Okullarda Şiddetin Önlenmesi Genelgesi”, öğrencilere öfke kontrolü, stres yönetimi ve güvenli davranış modelleri gibi konularda içerikler sunuyor. Rehberlik servisleri, hem zorbalık yapan hem de zorbalığa maruz kalan öğrencilere ayrı psikoeğitim programları uyguluyor.

Görünürlük Artıyor, Algı Yükseliyor

Medya haberleri ve CİMER başvurularındaki artış, akran zorbalığının toplumda daha görünür hale geldiğini gösteriyor. Ancak analizler, haberlerin yarısının bilgilendirici içerik olduğunu, ayrıca olayların yüzde 70’inin okul dışında meydana geldiğini ortaya koyuyor. Yetkililer, artış algısının çoğu zaman aynı olayın farklı başlıklarla yeniden haberleştirilmesinden kaynaklandığını ifade ediyor.

Uzmanlar Uyarıyor: “Süreklilik Gerektiren Bir Mücadele”

Akran zorbalığının hem bireysel hem toplumsal etkileri olduğuna dikkat çeken uzmanlar, aile-okul-devlet iş birliğinin güçlenmesi, erken müdahale modellerinin yaygınlaşması ve çocuk katılım mekanizmalarının artırılmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor.

Türkiye’nin 2025 boyunca sürdürdüğü çok boyutlu eğitimler, dijital uygulamalar ve destek programları, çocuklar, aileler ve öğretmenler için kapsamlı bir koruma ağı oluşturuyor. Ancak uzmanlara göre bu alandaki mücadele uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yaklaşım gerektiriyor.

Kaynak: Süleyman Savranlar