Kayseri Haber/ Kayseri’nin en bilinen yerleşimlerinden biri olan Gesi Mahallesi, yalnızca bağları ve türküsüyle değil, asırlara yayılan isim hikâyesiyle de dikkat çekiyor. Bugün herkesin “Gesi Bağları” ile tanıdığı mahalle, tarih boyunca farklı adlarla anıldı; Cumhuriyet döneminde resmî olarak değiştirildi ve yıllar sonra yeniden eski adına kavuştu. Bu süreç, bir yerleşimin kimliğinin yalnızca resmî kararlarla değil, toplumun ortak hafızasıyla da şekillendiğini gösteren çarpıcı bir örnek sunuyor.

1200 Yıllık İsim Serüveni
Tarihsel kayıtlara göre yerleşimin bilinen en eski isimleri 8. yüzyıla kadar uzanıyor. 787 yılı kayıtlarında bölgenin “Kase” ya da “Kassiane” adıyla anıldığı belirtiliyor. Bu bilgi, Gesi’nin yaklaşık 1200 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Osmanlı dönemine gelindiğinde ise 1522 tarihli belgelerde yerleşimin bugünkü ismine yakın biçimde “Gesi” olarak yazıldığı görülüyor. Bu veri, adın en az 500 yıldır kesintisiz biçimde kullanıldığını gösteriyor. Osmanlı tahrir kayıtlarında açık biçimde yer alan isim, yüzyıllar boyunca büyük ölçüde değişmeden varlığını sürdürdü.

İsmin Kökeni Tartışılıyor
Gesi adının kökeni konusunda farklı görüşler bulunuyor. Bir görüşe göre isim, Hitit dönemine kadar uzanıyor. Luwi dilinde “Kassa” veya “KuwaAssa” kelimesinin “kutlu güzel kent” anlamına geldiği ve zamanla “Gesi”ye dönüştüğü ileri sürülüyor. Başka bir görüş ise adın Türkçe kökenli olabileceğini savunuyor.
Bu farklı yaklaşımlar, Gesi’nin yalnızca yerel bir mahalle değil; aynı zamanda arkeolojik ve dilbilimsel açıdan da araştırma konusu olduğunu gösteriyor.
Yer Değiştiren Yerleşim: Bâlâ Gesi
Bugünki mahalle, tarih boyunca aynı noktada bulunmadı. Eski yerleşimin vadinin yamaçlarında yer aldığı ve “Bâlâ Gesi” adıyla anıldığı biliniyor. Zamanla yerleşim bugünkü konumuna taşındı ve isim de yeni yerleşimle birlikte kullanılmaya devam etti. Bu durum, adın mekândan bağımsız olarak kimlik taşıyan bir unsur hâline geldiğini ortaya koyuyor.
Bağ Kültürü "Bağyurdu” Olmasına Neden Oldu
Gesi’nin isim hikâyesindeki en dikkat çekici dönem Cumhuriyet yıllarında yaşandı. 1961 yılında alınan kararla yerleşimin adı resmî olarak “Bağyurdu” olarak değiştirildi. Bu değişimin en önemli nedeni bölgenin güçlü bağcılık geleneğiydi.
Uzun yıllar boyunca neredeyse her evin üzüm bağı bulunması, yaz aylarında ailelerin bağ evlerine taşınması, bağ bozumu gelenekleri ve pekmez üretimi; mahallenin günlük yaşamının merkezinde yer aldı. Yeni isim, bu üretim kimliğini yansıtan bir tercih olarak görüldü. Bir süre sonra yerleşim adı “Gezi” şeklinde yazılmaya başlandı. Ancak bu değişiklik uzun ömürlü olmadı.
Halkın Hafızası Kazandı
Resmî değişikliğe rağmen halk arasında “Gesi” adı kullanılmaya devam etti. Günlük yaşamda eski adın yaşaması, yerel hafızanın gücünü açık biçimde ortaya koydu. Nihayet 1990 yılında alınan kararla mahalle resmî olarak yeniden Gesi adını aldı.
Bu süreç, yer adlarının yalnızca idarî kararlarla değil, toplumun ortak belleğiyle varlığını sürdürdüğünü gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Geçmiş Çok Fazla Kültür Bulunduruyor
Osmanlı döneminde mahallede Müslümanlar, Rumlar ve Ermeniler birlikte yaşıyordu. 1923 mübadelesiyle bölgedeki gayrimüslim nüfusun ayrılması, yerleşimde önemli bir demografik dönüşüm yarattı. Buna rağmen Gesi adı, kültürel hafızada yaşamaya devam etti.

Bugün Gesi adı, en çok Gesi Bağları ile özdeşleşmiş durumda. Türkülere konu olan bağlar, mahallenin kimliğinin ayrılmaz parçası olmayı sürdürüyor. Gesi’nin isim hikâyesi, bir yerleşimin kimliğinin nasıl korunabildiğini gösteren güçlü bir örnek sunuyor. Resmî olarak değiştirilen bir adın yıllar sonra geri dönmesi, yerel kültürün ve toplumsal hafızanın kalıcılığını bir kez daha ortaya koyuyor. 1200 yıllık bu yolculuk, Gesi’nin yalnızca bir mahalle değil; geçmişle bugün arasında kurulan yaşayan bir köprü olduğunu kanıtlıyor.





