Kayseri Haber / Kayseri’nin kuzeyinde, Erkilet’in yukarılarında, şehre yukarıdan bakan bir tepe vardır. Bu tepenin üzerinde yer alan taş yapı, ilk bakışta basit bir yapı gibi görünse de Anadolu Selçuklu döneminden günümüze ulaşan önemli bir tarihi mirası barındırır. “Hızır İlyas Köşkü” olarak bilinen bu yapı, hem hakkında anlatılan rivayetler hem de kaybolan kitabesi nedeniyle Kayseri’nin en gizemli tarihi yapılarından biri olarak kabul edilir.
Yüzyıllar boyunca kaderine terk edilen, harap hale gelen ve zamanla unutulmaya yüz tutan köşk; son yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarıyla yeniden gündeme gelmiş, bu kez tarihten çok gökyüzüyle ilişkilendirilen yeni bir kimlik kazanmıştır.
Hızır İlyas Köşkü ne amaçla kullanılıyordu?
Hızır İlyas Köşkü, Kayseri’nin Yukarı Erkilet Mahallesi sınırları içerisinde, Kayseri Ovası’na hakim bir noktada yer alır. Yapının 1241 yılı civarında, Anadolu Selçuklu döneminde inşa edildiği kabul edilmektedir. Ancak bu tarih kesin bir kitabe ile doğrulanamamaktadır, çünkü köşkün girişinde yer aldığı belirtilen kitabe zamanla kaybolmuştur.
Kitabenin yokluğu, yapının kesin işlevi hakkında farklı yorumların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Mimari özellikleri, kullanılan taş işçiliği ve konumu göz önüne alındığında, Hızır İlyas Köşkü’nün savunma amaçlı değil de daha çok dinlenme, seyir için yapıldığı düşünülmektedir. Bu nedenle birçok araştırmacı, köşkün Anadolu Selçuklu sultanları ve devlet ileri gelenleri tarafından av köşkü ya da dinlenme mekanı olarak kullanılmış olabileceğini ifade etmektedir.
Yapının yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olması da bu görüşü destekler niteliktedir. Buradan hem Kayseri şehir merkezi hem de Erciyes Dağı rahatlıkla izlenebilmektedir. Selçuklu döneminde manzaraya hakim, temiz havaya sahip ve şehirden uzak bu tür yapıların tercih edildiği bilinmektedir.
Mimari açıdan bakıldığında köşk; sade ama işlevsel bir plan anlayışına sahiptir. Taş malzeme kullanımı, giriş düzeni ve iç mekânların yerleşimi Selçuklu sivil mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtır. Ancak uzun yıllar boyunca bakımsız kalması, yapının büyük ölçüde yıpranmasına ve harabe haline gelmesine yol açmıştır.
Hızır İlyas Köşkü, Kocasinan Gök Gözlem Evi Oldu
Uzun süre harap durumda kalan Hızır İlyas Köşkü, yapılan onarım ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılmıştır. Bu çalışmalar sırasında yapı tamamen özgün haline döndürülmese de, ayakta kalmasını sağlayacak şekilde güçlendirilmiş ve korunmuştur.
Restorasyonun ardından köşk, klasik bir müze ya da ziyaret alanı olarak değil; bilimsel ve eğitsel bir işleve kavuşturulmuştur. Günümüzde yapı ve çevresi, Kocasinan Gözlemevi olarak faaliyet göstermektedir. Yüksek rakımı, şehir ışıklarından görece uzak konumu ve geniş görüş açısı, bu alanı astronomi çalışmaları için ideal bir nokta hâline getirmiştir.
Bugün köşkün bulunduğu tepeye gelen ziyaretçiler, bir yandan Selçuklu döneminden kalan taş yapıyı görürken, diğer yandan teleskoplarla gökyüzünü inceleme imkânı bulmaktadır. Böylece tarihî bir yapı, çağdaş bilimle buluşturularak farklı bir anlam kazanmıştır.
Hızır İlyas Köşkü’nün bu yeni kimliği, kültürel mirasın sadece korunarak değil, yaşatılarak geleceğe aktarılabileceğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirilmektedir. Yüzyıllar önce sultanların dinlenme yeri olduğu düşünülen bu tepe, bugün yıldızları ve gezegenleri izleyen meraklıların buluşma noktasıdır.



