Kayseri Haber / Kayseri’de her gün önünden geçtiğimiz sokaklar, bir zamanlar şehrin en sıkı korunan noktalarıydı. Bugün evlerin, dükkanların ve mahallelerin bulunduğu alanlar; geçmişte zindanların, nöbetçi kulelerinin, askeri dairelerin ve hükümet merkezlerinin yer aldığı stratejik bir iç kale düzeninin parçasıydı.

YRP’li Vahap Ekinci’den bulvar ismi değişikliğine sert tepki
YRP’li Vahap Ekinci’den bulvar ismi değişikliğine sert tepki
İçeriği Görüntüle

Bu hikayenin merkezinde Yoğun Burç adı verilen kale kulesi bulunuyor. Yoğun Burç’un alt katı zindan olarak kullanılırken, üst katında “Paspan Dairesi” yer alıyordu. Bu dairenin kapısı doğrudan Hükümet Dairesi’ne açılırdı. Burada Paspan Başı ve ona bağlı görevliler bulunur, kale surlarının her iki tarafına gönderilecek nöbetçiler bu merkezden sevk edilirdi. Nöbetçiler, sur boyunca yaklaşık her on beş metrede bir yer alan çıkıntılı nöbetçi mahallerinde görev yapardı.

Zamanla bu yapıların kaderi değişti. Hükümet ve Mahkeme Daireleri’nin bulunduğu arsalar üzerine evler ve çeşitli mekânlar inşa edildi. Bu alanlardan biri Hürrem Çavuş Mahallesi, diğeri ise Sultan Mahallesi olarak anılmaya başladı. Harap hâle gelen eski yapılar ise halk arasında “Eski Saray” ve “Eski Mahkeme” adlarıyla hafızalarda kaldı.

Kayseri’de Her Gün Önünden Geçiyoruz Bir Zamanlar Yaklaşmak Bile Yasaktı! (3)Beş Kapılı Şehir: İçeri Şehir

Kayseri Kalesi’nin surları beş ana kapıyla şehre açılıyordu. Bugün de adlarıyla bilinen bu kapılar; Sivas Kapısı, Yeni Kapı, Meydan Kapısı, Boyacı Kapısı ve Kiçi Kapı idi. Bu kapıların çevrelediği alan, toplam on dokuz mahalleden oluşuyor ve “İçeri Şehir” ya da Kayserililerin deyimiyle “İçeri Şar” olarak adlandırılıyordu.

Kuzeye açılan Meydan Kapısı’ndan başlayan sur hattı, batıya doğru uzanarak bugünkü Düvenönü olarak bilinen Dört Dükkân Önü’ne ulaşıyor, oradan güneydoğuya dönerek Uzun Yol üzerinden Boyacı Kapısı’na varıyordu. Hat, Gürcü Hamamı civarından Kiçi Kapı’ya kıvrılıyor, ardından Yoğun Burç’a ulaşarak yeniden kuzeye yöneliyor ve Sivas Kapısı, Yeni Kapı ve İç Kale’deki Top Kulesi üzerinden tekrar Meydan Kapısı’na bağlanıyordu. Bu hat, düzensiz bir üçgen görünümüyle Kayseri’nin askeri ve idari çekirdeğini oluşturuyordu.

Kayseri’de Her Gün Önünden Geçiyoruz Bir Zamanlar Yaklaşmak Bile Yasaktı! (4)Askeri Hayatın Kalbi: At Meydanı

İç kale içerisinde yer alan ve “At Meydanı” olarak bilinen alan, askeri yaşamın merkeziydi. Meydan Kapısı bu alana açılıyor; burada harp talimleri yapılıyor, güreşler düzenleniyordu. Kapıdan girildiğinde sağ tarafta askeri kışla, sol tarafta ise kapısı meydana açılan büyük bir umumi han bulunuyordu. Meydan Kapısı ve Sivas Kapısı çevresindeki bu hanlar, akşamları kapılar kapatıldıktan sonra şehir dışında kalan yolcular için geçici konaklama alanı işlevi görüyordu.

Her akşam dizdarlar tarafından kale kapıları kapatılır, nöbetçiler yerleştirilir, gece gelen yolcu ve nakliyeciler sabaha kadar şehir dışındaki hanlarda bekletilirdi. Sabah olduğunda yoklamaları yapılır, üzerleri ve eşyaları arandıktan sonra şehre girişlerine izin verilirdi.

Eski surların dışı hendeklerle çevriliydi. Bu alanlar uzun süre mera ve mezra olarak kullanıldı; ev ve iş yerleri yoktu. Bugün şehrin neredeyse tam ortasında kalan Konuklar Mahallesi, eski vakfiyelerde “Konuklar mezraası” olarak geçiyor. Bu da Kayseri’nin zaman içinde nasıl katman katman büyüdüğünü ve merkezlerin yer değiştirdiğini açıkça gösteriyor.

Bugün Yoğun Burç’un, zindanların ve nöbetçi kulelerinin izleri büyük ölçüde silinmiş olsa da, Kayseri’nin sokaklarında dolaşırken aslında bir zamanlar zindanların, askerlerin ve kapalı kapıların hüküm sürdüğü bir şehrin tam ortasından geçtiğimizi bilmek, bu kadim kentin tarihine bambaşka bir gözle bakmamızı sağlıyor.

Kaynak: Süleyman Savranlar