Günümüzde radyo ve plak tamirciliğiyle uğraşanlara rastlamak oldukça güçtür. 1974 yılında çırak olarak başlayan ve hâlen mesleğine devam eden Doğan Ekici, bu mesleğin bilinmeyenlerini anlattı ve radyo ile plak tamirciliği mesleğinin inceliklerini aktardı. Ekici, “Meslek hayatıma 1974’te Kiçikapı’da çırak olarak başladım. 1980’e kadar çıraklık ve kalfalık yaptım. 1980 yılından sonra askere gittim ve askerden geldiğimde dükkân açtım. Hâlâ devam ediyorum. Radyo tamiri, gramofon da geliyor arada onlara da bakıyoruz. Çırak pek yetişmiyor. Sanatı bilen yok. Eski teyp ve radyoları yapan birkaç kişi kaldık. Ya iki kişiyiz ya üç kişiyiz.” dedi.
Plak ve radyo tamirinde kullandıkları parçaların sayısının oldukça az olduğunu, plakçalarda “kristal” adı verilen bir parçanın bozulduğunda ise tamirinin bin, bin 500 lirayı bulabildiğini ifade eden Ekici, “Şu anda plak ve radyo parçaları pek bulunmuyor. Dışarıdan getirtiyoruz. Mesela plakçaların kristali bozulduğu zaman en az bin lirayı, bin 500 lirayı buluyor. Motor ve lastikleri de pek bulunmuyor ama dışarıdan temin ediyoruz.” ifadelerinde bulundu.
‘GEÇMİŞİ VE ANILARI CANLANDIRIYOR’
Radyo ve plak çalar tamircisi Ekici, plaktan çıkan müzik sesinin şimdiki müzik kutularında olmadığını, plak çalarların insanları geçmişe götürdüğünü ifadelerine ekledi. Ekici, “Geçmişteki yani plaktaki zevk, çıkan ses şimdiki müzik kutularında yok. Bunların sesi daha güzel, daha hoş. Geçmişi ve anıları canlandırıyor, gençliği hatırlatıyor.” şeklinde konuştu.