Kayseri Haber / 2026 yılına girilmesiyle birlikte çalışanların ve emeklilerin maaşı yavaş yavaş belli olmaya başlamıştı. Asgari ücret ile çalışanların maaşı net 22.104 TL’den net asgari ücret 28.075 TL’ye yükseltilmişti. Bu olayların ardından en düşük emekli maaşı beklenenin çok altında kaldı ve 16.881 TL olarak belirlendi. Gerek siyasiler gerekse de halk bu ücreti “sefalet ücreti” olarak adlandırdı. Son yapılan düzenlemeyle birlikte emekli maaşı 16.881 TL’den 20.000 TL’ye yükseltildi. Deniz Postası ekibi olarak bu ücretin emekliye yetip yetmediğini sorduk.
Kayseri’de emekli olan vatandaşlardan büyük bir kısmı bu ücret ile geçinmenin çok zor olduğunu dile getirirken “bu ücreti belirleyenler gelsin bu maaşla geçinsinler” diye siyasilere seslendi. Ancak bu tarz söylemlerin yanı sıra haline şükreden ve 20.000 TL emekli maaşının yeterli olduğunu savunan bir kesimde var.
Mikrofon uzattığımız emekli vatandaşlar biri emekli maaşının yetersizliğinden bahsederek en düşük kira bedelinin 15 bin lira olduğunu vurgulayarak kalan 5 bin lira ile geçinmenin zorluklarından bahsederek şu ifadelere yer verdi.
“Vallahi bu artış bizim için yeterli değil. Ev kirası olmuş 15-20 bin lira bunların verdiği 16.881 lira oldu. 20 bin liraya çıktı ama daha alamadılar ki… Hadi bu adam ne yapsın ev kirası mı versin, çoluğa çocuğa mı baksın, eşine mi baksın, doğal gazı mı ödesin ne yapsın? Buradan sizin kanalınız aracılığıyla konuşuyorum yöneticilere yönetenlere gelsinler bu maaşla kendileri ev geçindirsin. Allah rızası için ben bir emekli olarak çok sıkıntıdayım. Sadece ben değil bütün emekliler sıkıntıda. Ben kendi adıma konuşuyorum. 30 sene çalıştım emek verdim aldığımız maaş ortada yetmiyor. 20 bin lira emekli maaşıyla olmuyor. En düşük ev kirası 15 bin lira kalan 5 bin lirayı elektriğe mi vereceksin, doğal gaza mı vereceksin. Resmen bunlar emekliye ölün diyor.”
Kayserili emekli bir vatandaş ise sorulan soruya gülerek mizahi bir dille yanıt verdi. “Geçiniyoruz fazla bile geliyor daha ne olsun?” sözleriyle izahı olmayan şeyin mizahı olur dedi ve sözlerine şöyle devam etti;
“Geçiniyoruz gardaşım! Yetiyor yetiyor çok bile… Ooo et yiyoruz, süt içiyoruz hatta bunların üzerine para bile artırıyoruz daha ne olsun.”
Kayserili başka bir vatandaş ise seçim zamanını işaret ederek şu ifadelere yer verdi.
“Devlet büyükleri bilmiyor mu bunu? Yeter mi, yetmez mi? Piyasa allak-bullak… Vicdan var merhamet var, öbür dünya da var ya bunun sualini nasıl verecekler? Bunlarından sonu belli, kendi ayaklarına sıkıyorlar. Sonunu kendi düşünsün oy zamanı…”
Mikrofon uzattığımız başka bir emekli vatandaş ise yaşam kalitesine göre emekli maaşını değerlendirerek emekli maaşına yapılan son iyileştirmenin yetersiz olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi;
“Hayat şartlarına göre değerlendirsek çok az bu maaş. İnsanların yaşam kalitesi sıfıra düşüyor. Bu bakımdan çok az bir ücret. Belki ilerleyen zamanda devlet bir şey yaparsa yapar. Yoksa emekliler biter. İnsanlar çünkü perişan…”
Kayseri’de mikrofon uzattığımız emeklilerden biriside az önce çeyrek altın aldığını ve 1 çeyrek altının 13 bin lira olmasını eleştirerek şu ifadelere yer verdi;
“Valla yetmez kardeşim! Az önce çeyrek altın aldım. 13 bin lira olmuş. Kime yetecek? Bu adam elektriğini ödesin doğal gazı ödeyemesin. Sonra da kemirsin! Ne kemirecek bu adam evde mobilyaları kemirecek herhalde…”
Mikrofon uzattığımız bir diğer emekli vatandaş ise “Şimdi bana göre benim yaşantım çok iyi.” Diyerek şükretmenin ve her adımda “Bismillahirrahmanirrahim” demenin çok önemli olduğunu belirterek eskiden sigorta kuyrukları olduğunu ve halimize şükretmemiz gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi;
“Şimdi bana göre benim yaşantım çok iyi. Bismillahirrahmanirrahim anladın mı? Kapıyı açarken, parayı alırken, cüzdana koyarken de Allah bin bereket vermiş. Bunu da görmüyorduk biz. Sigortanın kuyruklarında kuyruk bekliyorduk biz. Bankaların kuyruğunda kuyruk bekliyorduk. Şimdi o yok bu yok çok şükür halimize.”



