Nevşehir'de 18 ay önce ruhsatsız bir klinikte ozon tedavisi gören 36 yaşındaki Eda Özden'in hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Dahiliye Uzmanı Dr. B.B., hasta kabul etmediğini savunsa da, randevu ve yazışmaları dosyaya girdi. Adli Tıp raporunda, Özden’in ölümünün ilaçlara bağlı alerjik reaksiyon sonucu gerçekleşmiş olabileceği belirtildi.
Özel bir hastaneden ayrıldıktan sonra kendi kliniğini açmaya çalışan Dr. B.B.'nin yanında tedaviye başlayan Eda Özden; iddiaya göre ikinci seans sırasında fenalaştı. İlk müdahalesi kliniğin içinde yapılan Özden, ambulansla Nevşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yoğun bakım sürecinin ardından Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilen genç kadının beyin ölümü gerçekleşti.
Adli Tıp Raporu: Alerjik reaksiyon ihtimali
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu'nun raporunda Özden'in ölümünün; 'ilaçlara bağlı oluşan alerjik reaksiyon' sonucu meydana gelmiş olabileceği ifade edildi. Olayın ardından gözaltına alınan Dr. B.B. ifadesinde, "Klinik faaliyete geçmemişti. Olay günü diyetisyen arkadaşım, bir bayanın fenalaştığını söyledi. Ben ilk müdahaleyi yaptım, ardından ambulans çağırıldı. Klinik açılış aşamasındaydı, hasta kabulü başlamamıştı" dedi. Ancak soruşturma dosyasına giren telefon yazışmaları, bu savunmayı çürütür nitelikte. Başbuğ'un hastalarıyla yaptığı mesajlaşmalarda randevu gün ve saatlerinin ayarlandığı, tedavi seansları için görüşmelerin yapıldığı açıkça görülüyor.
'Eşim sağlıklıydı, amacı biraz kilo vermekti'
Hayatını kaybeden Eda Özden'in eşi Yasin Özden ise yaşananlara isyan etti. Olay günü eşinin ikinci seans için kliniğe gittiğini belirten Özden şunları söyledi:
"Eşim epilepsi ya da kronik bir hastalığı olmayan, sağlıklı bir insandı. Sadece kilo vermek için ozon tedavisi almak istedi. İlk seansı sorunsuz geçmişti, ikinci seansında fenalaştı. Benim eşim orada 20-25 dakika boyunca müdahale edilerek tutuldu. Eğer sadece ilk yardım yapılıp ambulans beklenseydi belki yaşıyor olacaktı. Doktor, 'hasta kabulüne başlamadım' diyor ama telefon kayıtları, yazışmalar ortada. Açık açık randevulaşıyorlar, tedavi günlerini konuşuyorlar. Bu kadar açık bir çelişki varken hâlâ adalet yerini bulmadı" dedi. Eşini kaybeden Özden, "Eşim ozon tedavisi aldıktan sonra fenalaşmış. Doktor hiçbir tedavi yapmadık diyor. Ama eşim ikinci seansa gitmişti. Eşim ile birlikte seansa gelen bir başka hasta da eşimin ozon tedavisi alırken rahatsızlandığını ve doktorun yaklaşık 20-25 dakika müdahale ettikten sonra 112'yi aradığını söylüyor" şeklinde konuştu.
'Eşime ozon yaptığını inkar ediyor'
Eşinin geçmişte epilepsi hastası olmadığını söyleyen Özden, "Doktor eşime müdahale ettikten sonra 112'yi aramış. Gelen ambulans ile hastaneye kadar gitmiş. Acildeki doktorlara dükkanında fenalaştığını ve epilepsi nöbeti geçirdiğini söylemiş. Eşim iki gün Nevşehir Devlet Hastanesi yoğun bakımda kaldı. Daha sonra Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevk edildi. İki gün de burada yoğun bakımda yattıktan sonra vefat etti. Eşim epilepsi nöbeti geçirmedi. Aldığı ozon sonrası fenalaştı ve hayatını kaybetti" dedi.
Yasin Özden ayrıca sürecin uzamasına tepki göstererek, "Aradan 18 ay geçti. Çocuklarımla birlikte bir adalet mücadelesi veriyorum. Bizim canımız yandı, başka ailelerin canı yanmasın. Ruhsatsız bir klinikte eşim hayatını kaybetti, buna rağmen hâlâ ruhsat tartışmaları yapılıyor. Sağlıkla ilgili denetimler daha sıkı olmalı. Benim tek isteğim adaletin sağlanması" dedi.
Eda Özden'in ölümünün ardından mühürlenen klinikle ilgili adli soruşturma devam ederken, Dr. B.B. hakkında 'taksirle ölüme sebebiyet verme' suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Adli süreçte yeni delillerin, adli tıp kurumu raporunun, özellikle hasta yazışmaları ve tanık ifadelerinin hazırlanacak olan iddianamede yer alması bekleniyor.