KAYSERİ HABER- Birinci Dünya Savaşı’nda Mısır’daki Seydibeşir Usare Kampı’nda esir düşen Develili Komutan Yakup Kenan Arıkan’ın yaşadıkları, 100 yıl sonra hâlâ hafızalardaki yerini koruyor.

Mahmut Arıkan’dan siyaseti sarsan çıkış: Türkiye yeni bir yol arıyor
Mahmut Arıkan’dan siyaseti sarsan çıkış: Türkiye yeni bir yol arıyor
İçeriği Görüntüle

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı ordusunun son neferleri, vatan savunması için Kanal, Filistin ve Suriye cephelerine gönderildi. Bu cephelerde savaşan yaklaşık 130 bin asker İngilizlere esir düştü. Esirlerin önemli bir bölümü, Mısır’ın İskenderiye kenti yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı’na götürüldü. İşte bu kampta yaşananlar, bugün hâlâ “100 yıllık unutulmayan acı” olarak anılıyor.

Seydibeşir Esir Kampı’nda yaşanan insanlık dışı işkenceler

Seydibeşir Kampı, tel örgülerle çevrili, tahtadan yapılmış barakalardan oluşuyordu. Kum, rutubet ve sıcağın birleştiği bu ortamda askerler açlık, hastalık ve ağır hakaretlere maruz kaldı. İngilizlerin “temizlik” bahanesiyle uyguladığı katranlı ve kimyasal banyolar, binlerce Osmanlı askerinin kör kalmasına neden oldu. TBMM kayıtlarına göre bu kampta 15 bin askerin gözlerini kaybettiği dile getirildi ve konu Meclis gündemine taşındı.

Develili Komutan Yakup Kenan Arıkan’ın belgelediği tarih

Bu esirler arasında Develili Yüzbaşı Yakup Kenan Arıkan da vardı. Subay olduğu için aldığı maaşla bir fotoğraf makinesi temin eden Arıkan, kamptaki zulmü fotoğraflarla belgeledi. Bugün Seydibeşir Kampı’ndan kalan birçok fotoğraf onun imzasını taşıyor. Esaretten kurtulduktan sonra İstiklal Harbi’ne katılan Arıkan, Cumhuriyet’in ilanından sonra Develi’de Başöğretmen olarak görev yaptı. Torunları Burak İstanbullu ve Kenan Arıkan, dedelerinden kalan fotoğrafları ve hatıraları yaşatmaya devam ediyor.

Bu acı hatıra, aradan geçen onca yıla rağmen Kayseri’nin Develi ilçesinde hâlâ canlılığını koruyor. Yakup Kenan Arıkan’ın esaretten dönüşü sadece bir kurtuluş hikâyesi değil, aynı zamanda Kayseri’nin Cumhuriyet’e uzanan eğitim ve mücadele yolculuğunun da önemli bir parçası oldu. İstiklal Harbi’ne katılarak cephede görev alan Yakup Kenan Arıkan, savaş sonrası silahını kaleme bırakarak Develi’de Başöğretmenlik yaptı ve birçok Kayserili çocuğun yetişmesine katkı sundu.

Bugün Develi’de ayakta duran baba ocağı ve geride bıraktığı fotoğraflar, Seydibeşir Kampı’nda yaşananların sessiz tanıkları olarak görülüyor. Kayseri’den cepheye giden, esareti yaşayan ve ardından Cumhuriyet’in inşasında görev alan bu nesil, şehrin hafızasında derin izler bıraktı. Seydibeşir’de çekilen her kare, sadece bir kampın değil, Kayseri’nin evlatlarının yaşadığı ortak acının belgesi olarak tarihteki yerini koruyor.

Kaynak: Sude Naz Gümüş