Kayseri Haber / Kamu kurumları, yalnızca hizmet üretmekle değil, o hizmetler hakkında toplumu doğru ve zamanında bilgilendirmekle de yükümlüdür. Özellikle çocuklar gibi hassas gruplarla ilgili yürütülen sosyal hizmetler söz konusu olduğunda, bu sorumluluk daha da büyür. Ancak Kayseri’de Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde yaşanan bu süreç, bu yükümlülüğün pratikte karşılık bulup bulmadığını ciddi biçimde ortaya koyuyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı çocuk esirgeme ve çocuk evlerinde, gönüllülerin çocuklarla vakit geçirmesine ya da etkinliklerde yer almasına imkân tanıyan bir uygulama olup olmadığına dair bilgi almak amacıyla Kayseri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile iletişime geçildi. Amaç son derece açıktı: Böyle bir uygulama varsa öğrenmek, yoksa da bunun kamuoyunca bilinmesini sağlamak.

Bu talep, kişisel bir meraktan değil; kamuyu ilgilendiren bir konuyu doğru şekilde aktarma sorumluluğundan doğdu. Üstelik bilgi talebinde bulunan kişi bir gazeteciydi ve bunu açıkça ifade etti. Ancak süreç beklendiği gibi işlemedi. Zaten normal bir vatandaş olarak arandığında herhangi bir kimlik belirtilmediğinde de alınan cevapları hepimiz çok iyi biliyoruz.

Geçtiğimiz hafta yapılan ilk aramada net bir muhatap bulunamadı; görüşmeler birimden birime aktarıldı. Cuma günü görüşülen bir yetkili, konuyla ilgili geri dönüş yapılacağını belirterek iletişim bilgilerini aldı ve pazartesi günü dönüş sözü verdi. Pazartesi günü ise herhangi bir arama ya da bilgilendirme yapılmadı.

Bunun üzerine çarşamba günü tekrar arandı. Daha önce bilgi talep edildiği ve dönüş sözü verildiği hatırlatıldı. Yine “geri dönüş yapılacağı” ifade edildi. Ancak aradan geçen sürede sonuç değişmedi.

Sonraki aşamada, kurumun il müdürü Mehmet Uysal’a ulaşılmak istendi. Görüşme talebinin özellikle not düşülmesi istendi, kesin dönüş beklendiği açıkça ifade edildi. Saat verilerek yeniden arama yapılması söylendi. Ancak belirtilen saatte arandığında bu kez “toplantıda olduğu” bilgisi paylaşıldı ve yine bir dönüş sağlanmadı.

Burada bir bilginin gizlenmesinden değil, bilgiye erişilememesinden söz ediyoruz.

Eğer bir gazeteci, çalıştığı kurumu ve amacını açıkça ifade ederek defalarca aramasına rağmen yanıt alamıyorsa, şu soru kaçınılmaz hale geliyor: Vatandaş aradığında nasıl bilgi alacak?

Kayseri’den Zeydan Karalar’ın tahliyesine peş peşe açıklamalar
Kayseri’den Zeydan Karalar’ın tahliyesine peş peşe açıklamalar
İçeriği Görüntüle

Bir kamu kurumu, “geri dönüş yapacağız” diyerek günlerce sessiz kalıyorsa; bu durum yalnızca iletişim eksikliği değil, aynı zamanda kamusal sorumluluğun aksaması anlamına gelir. Sosyal hizmetler gibi toplumun doğrudan ilgilendiği bir alanda, “ulaşılamayan kurum” algısı son derece ciddi bir sorundur.

Bu eleştiri kişisel değildir; kurumsaldır. Amaç suçlamak değil, işleyişi sorgulamaktır. Çünkü kamu kurumları, kapalı kapılar ardında değil; vatandaşın erişebildiği, soru sorabildiği ve cevap alabildiği yapılar olmak zorundadır.

Kayseri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ait farklı farklı telefon numaraları var bu telefon hatları bilgi almak amacıyla kullanılıyor. Ancak bizler gazeteci kimliğimizle bile devletin hizmet vermekle yükümlü olan kurul ve kuruluşlarından bilgi alamıyorsak amirine memuruna ulaşmıyorsak bu kurum ve kuruluşlar neden var?

Kaynak: Süleyman Savranlar