Uluslararası para transferlerini kolaylaştırmak için geliştirilen IBAN sistemi, Türkiye’de 26 haneli bir numaradan oluşuyor. Bu numara ülke kodu, banka kodu, şube kodu ve kişisel hesap bilgilerini içeriyor. Uzmanlara göre ise bu bilgiler, kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılabiliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan “IBAN gönder” çağrılarına bilinçsizce yanıt vermek, kişileri hiç dahil olmadıkları yasa dışı finansal süreçlerin içine sürükleyebiliyor.
DOLANDIRICILARIN KULLANDIĞI YÖNTEMLER
Son dönemlerde dolandırıcıların en çok kullandığı yöntemlerden biri, sahte dekont düzenlemek. IBAN bilgilerini ele geçiren kişiler, sahte ödeme belgeleriyle karşı tarafı kandırabiliyor. Ayrıca kara para aklama faaliyetlerinde de IBAN numaralarının önemli bir araç olarak kullanıldığı belirtiliyor. Bu durum, yalnızca mali kayıp değil aynı zamanda yasal süreçlerle karşı karşıya kalma riskini de beraberinde getiriyor.
UZMANLARDAN GÜVENLİK UYARILARI
Bankacılık uzmanları, IBAN bilgilerini korumak için bazı önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Öncelikle IBAN numarasının sadece güvenilen kişilerle paylaşılması öneriliyor. Bunun yanı sıra sosyal medya veya bilinmeyen kaynaklardan gelen transfer taleplerine karşı temkinli olunması gerektiği ifade ediliyor. Para gönderimlerinde dekontun doğruluğunun mutlaka kontrol edilmesi, hesap hareketlerinin düzenli şekilde takip edilmesi de alınabilecek basit ama etkili önlemler arasında yer alıyor.
KONTROLSÜZ PAYLAŞIMIN SONUÇLARI AĞIR OLABİLİR
IBAN bilgisinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi, sıradan bir para transferinden çok daha fazlasına mal olabilir. Uzmanlara göre, küçük bir ihmal ciddi mali kayıplara ve uzun süren hukuki süreçlere yol açabilir. Bu nedenle IBAN kullanımında bilinçli olmak ve gerekli kontrolleri yapmak, kişisel finansal güvenliğin temel unsurlarından biri haline geliyor.