Özellikle bilimsel raporlar, düşük ayarda sürekli çalışan kombilerin toplam enerji kullanımında avantaj sağladığını gösteriyor. Isı kaybı arttıkça yeniden ısıtma sürecinin maliyetleri yükselttiği belirtiliyor. Enerji uzmanları, “Sık dur-kalk yapan kombiler, yeniden ısınma aşamasında daha fazla yakıt tüketiyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
ARAŞTIRMALAR SÜREKLİ ÇALIŞMANIN DAHA VERİMLİ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR
Enerji verimliliği literatüründe yer alan pek çok çalışma, termostatın tamamen kapatılmasının cihazı daha ağır bir yük altında bıraktığını ortaya koyuyor. Yapılan testlerde, evin hızla soğuması nedeniyle duvar ve zeminlerin yeniden ısınması sırasında yüksek oranda enerji harcandığı tespit edildi. “Set-back” adı verilen birkaç derecelik düşürme yönteminin, sabit yüksek sıcaklığa göre %10–30 tasarruf sağladığı bilimsel olarak doğrulandı. Bu bulgular, kombiyi sürekli minimum seviyede tutmanın çoğu senaryoda daha ekonomik olduğunu işaret ediyor.
GÜNLÜK KULLANIM ALIŞKANLIKLARI TASARRUFU BELİRLİYOR
Uzmanlar, evin gün içinde kısa süreli boş olduğu durumlarda kombiyi düşük sıcaklıkta çalışır tutmanın ideal olduğunu ifade ediyor. Ev tamamen gün boyu boş kalacaksa cihazı kapatmak yerine ekonomik moda almak öneriliyor. Özellikle gece saatlerinde sıcaklığın 2–4 derece düşürülmesi, hem konforu koruyor hem de tüketimi azaltıyor. Avrupa enerji enstitülerinin hazırladığı raporlar da bu yaklaşımı destekliyor.
YALITIM PERFORMANSI TASARRUFTA KRİTİK ROL OYNUYOR
Isı yalıtımı iyi olmayan binalarda kombinin kapatılması duvarların hızla soğumasına yol açıyor. Bu durum kombi yeniden çalıştığında ciddi bir enerji gereksinimine neden oluyor. Buna karşın iyi yalıtılmış yapılarda düşük sıcaklıkta sürekli çalışma, evin sıcaklık kaybını azaltıyor ve enerji kullanımını stabilize ediyor. Enerji uzmanları, en doğru yöntemin evin yalıtım durumu, kombi modeli ve kullanım alışkanlıklarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.




