2025 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üçüncü çeyreğinde yurt içi turizmde adeta hareketlilik patlaması yaşandı. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde 21 milyon 548 bin kişi yurt içinde seyahate çıktı. Bir ve daha fazla geceleme içeren toplam seyahat sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 artarak 27 milyon 99 bin olarak kayıtlara geçti. Yerli turistler bu dönemde 230 milyon 818 bin geceleme gerçekleştirdi. Ortalama konaklama süresi ise 8,5 gece oldu.

Geceleme sayısı, özellikle yaz aylarında belirgin bir artış gösterdi. Üçüncü çeyrekte hem seyahat sayısında hem de geceleme süresinde önceki çeyreklere kıyasla net bir yükseliş dikkat çekti.

AJET’den dev kampanya 150 bin koltuk, 849 TL’den satışa çıkartıldı
AJET’den dev kampanya 150 bin koltuk, 849 TL’den satışa çıkartıldı
İçeriği Görüntüle

Yerli turist paraya kıydı, harcama rekoru kırıldı

Görsellerde yer alan harcama grafikleri, asıl dikkat çeken tablonun para tarafında olduğunu ortaya koydu. Yerli turistlerin yurt içi seyahat harcamaları, 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 34,8 artışla 276 milyar 111 milyon TL’ye ulaştı. Bu harcamaların 233 milyar TL’si kişisel, 42,6 milyar TL’si ise paket tur harcamalarından oluştu. Seyahat başına düşen ortalama harcama 10 bin 189 TL oldu.

Harcama dağılımını gösteren grafiklerde yeme ve içme yüzde 29,4 ile ilk sırada yer aldı. Onu konaklama yüzde 23,8, ulaştırma yüzde 19,3 izledi. Özellikle konaklama harcamalarında yüzde 54,6’lık sert artış, fiyat baskısının vatandaşın cebini zorladığını ortaya koydu.

Oteller geri planda kaldı, akraba evleri zirvede

Amaçlara göre seyahat dağılımını gösteren pasta grafiklerde yakınları ziyaret yüzde 47,9 ile ilk sırada yer aldı. Gezi, eğlence ve tatil yüzde 46,2, sağlık amaçlı seyahatler ise yüzde 2,5 pay aldı.

Konaklama türlerine bakıldığında grafikler net konuştu. Yerli turistler 132 milyon geceleme ile en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı. Kendi evinde konaklama 51 milyon, oteller ise 26 milyon geceleme ile üçüncü sırada yer aldı. Bu tablo, artan konaklama fiyatları nedeniyle vatandaşın otel yerine tanıdık kapısını çaldığını açıkça gösterdi.

Kayseri’ye etkisi: para dönüyor ama oteller kazanamıyor

KAYSERİ HABER/ Türkiye genelinde yerli turist sayısı ve harcamalar rekor kırarken, Kayseri bu hareketlilikten kısmen kazançlı, kısmen kayıplı çıkan iller arasında yer alıyor. Çünkü veriler, insanların seyahate çıktığını ama otel yerine tanıdık kapısını çaldığını açıkça gösteriyor. Bu durum Kayseri gibi akraba, memleket ve gurbetçi ziyaretlerinin yoğun olduğu şehirleri doğrudan etkiliyor.

Gurbetçi ve akraba ziyaretleri arttı

Grafiklerde “yakınları ziyaret” yüzde 47,9 ile ilk sırada. Bu oran, Kayseri için doğrudan olumlu bir veri. Yaz aylarında İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden Kayseri’ye gelen gurbetçiler arttı. Bu da:

Ulaşım, Yeme-içme esnafı

Çarşı, pazar, AVM’ler, Kuyumcu, mobilya, beyaz eşya gibi sektörlerde
ciddi bir nakit hareketi oluşturdu.

Oteller beklenen payı alamadı

Ancak aynı veriler gösteriyor ki, otel konaklamaları geride kaldı. Kayseri’de yaz döneminde:

Otel dolulukları beklenen seviyeye çıkmadı

Kısa süreli konaklama tercih edildi

Fiyat hassasiyeti arttı

Vatandaş, artan konaklama maliyetleri nedeniyle otel yerine aile evi tercih etti. Bu durum özellikle şehir merkezindeki orta segment oteller için ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor.

Harcama Kayseri’de Nereye Gitti?

Harcama dağılımına bakıldığında Kayseri’de kazanan taraflar şunlar oldu:

Kayseri’de turizm parası otelde değil, sokakta harcandı.

Restoranlar ve lokantalar

Pastırma, sucuk, yöresel ürün satıcıları

Ulaşım sektörü

Düğün, nişan, aile organizasyonları

Kayseri Turizmde Yeni Bir Döneme Girdi

Bu tablo Kayseri için net bir mesaj veriyor:
Klasik otel turizmi yerine, şehir ekonomisini besleyen “ziyaret turizmi” öne çıktı.

Eğer bu eğilim devam ederse Kayseri’de:

Günlük harcamaya dayalı ekonomi güçlenir

Aile ziyaretlerine yönelik şehir içi turizm daha da önem kazanır

Oteller fiyat ve konsept değişimine gitmek zorunda kalır

Kısacası, Kayseri para gördü ama otel lobileri boş kaldı. Bu da önümüzdeki dönem için hem fırsat hem uyarı anlamına geliyor.

Kaynak: Sude Naz Gümüş