Türkiye siyasetinde seçim atmosferi giderek ısınırken, Area Araştırma Şirketi tarafından yapılan son kamuoyu yoklaması dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. 22-24 Ağustos 2025 tarihleri arasında 26 ilde 2 bin kişi ile yüz yüze gerçekleştirilen anket, seçmenin mevcut siyasi tercihlerindeki değişimleri gözler önüne serdi.

CHP birinci sırada, AKP yakın takipte
Ankete göre, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yüzde 24,7 oranıyla birinci parti konumunda yer aldı. CHP’nin hemen ardından ise Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yüzde 24,0 ile ikinci sırada çıktı. İki parti arasındaki fark yalnızca 0,7 puan olurken, bu tablo seçim yarışının oldukça çekişmeli geçeceğine işaret etti.

Dem üçüncü, MHP ve İyi parti geride
Ankette üçüncü sırayı yüzde 8,0 oy oranıyla DEM Partisi aldı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yüzde 6,8, İYİ Parti ise yüzde 5,6 oranında destek buldu. Böylece son yıllarda oy kaybı yaşayan İYİ Parti, dördüncü ve beşinci sıralarda gelen MHP’nin gerisinde kaldı.

Halil Umut Meler hakemliği bıraktı!
Halil Umut Meler hakemliği bıraktı!
İçeriği Görüntüle

Zafer partisi ve yeni partilerin durumu
Zafer Partisi’nin (ZP) yüzde 3,8 oy oranına ulaştığı görülürken, Anavatan Partisi (ANP) yüzde 2,4, Yeniden Refah Partisi (YRP) yüzde 1,6, Türkiye İşçi Partisi (TİP) yüzde 1,3 ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) yüzde 0,7 oy aldı. “Diğer partiler” kategorisinde ise yüzde 1,0 oran belirlendi.

Kararsızlar yüksek oranda
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise kararsız seçmenlerin oranı oldu. Yüzde 19,9 ile yaklaşık her beş seçmenden birinin “kararsız” olduğunu ya da “hiçbir partiye oy vermeyeceğini” ifade ettiği görüldü. Bu oran, seçimlere doğru dengelerin değişebileceğine ve siyasi partilerin özellikle kararsız seçmenlere yönelik stratejiler geliştirmesi gerektiğine işaret etti.

Seçim yarışı kızışıyor
Area Araştırma’nın sonuçları, 2025 seçimlerine gidilirken siyasetin giderek daha çok CHP ve AKP arasındaki rekabet üzerine şekilleneceğini gösteriyor. Diğer partilerin ise oy oranlarını artırabilmek için hem kararsız seçmene hem de kendi tabanlarını korumaya yönelik politikalar geliştirmeleri gerektiği yorumları yapıldı.

Kaynak: Nadire Nur Temur