KAYSERİ HABER- AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Erciyes Dağı’nın İslam öncesi medeniyetlerde “Tanrı Dağı” olarak görüldüğünü hatırlatan dikkat çekici bir paylaşım yaptı. Cıngı, Erciyes’in yalnızca bir turizm merkezi değil, binlerce yıllık kutsal bir miras olduğuna vurgu yaptı.
AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Erciyes Dağı’nın yalnızca bugünün turizm değeriyle değil, binlerce yıllık inanç tarihiyle de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Cıngı, Kayserililer için Erciyes’in bir şehir sembolü olduğunu, ancak geçmişte çok daha derin bir anlam taşıdığını vurguladı.
Paylaşımda Erciyes Dağı’nın Hititlerden Roma ve Bizans dönemine kadar pek çok medeniyet tarafından kutsal kabul edildiğine dikkat çekildi. Cıngı, bu yönüyle Erciyes’in Anadolu’nun en önemli manevi merkezlerinden biri olduğunu belirtti.
Erciyes Dağı neden “Tanrı Dağı” olarak görülüyordu?
Dr. Murat Cahid Cıngı’nın paylaşımında, Hitit çivi yazılı tabletlerinde Erciyes Dağı’nın “Harkasna” veya “Argis” adıyla geçtiği bilgisine yer verildi. Hititler için yüksek ve volkanik dağların tanrıya en yakın yerler olarak kabul edildiğini belirten Cıngı, Erciyes’in bu anlayışın en güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade etti.
Paylaşımda, Hitit inancında gök tanrısına yapılan duaların ve adakların Erciyes’e yönelerek gerçekleştirildiği, önemli kurban törenlerinin dağın eteklerinde yapıldığı bilgisi de hatırlatıldı. Bu durumun Erciyes’i “ulaşılamaz kutsal alan” konumuna taşıdığı vurgulandı.
İslam öncesi medeniyetlerde Erciyes’in önemi neydi?
Cıngı, Roma döneminde de Erciyes kültünün devam ettiğini belirterek, Kayseri’nin antik adı olan Mazaka ve Caesarea döneminde şehir sikkelerinde Erciyes Dağı’nın sıkça yer aldığını aktardı. Roma Kapadokyası’nda Erciyes’in hem şehri koruyan bir güç hem de kutsal bir dağ olarak görüldüğünü ifade etti.
Bizans döneminde ise Erciyes’in zirvesi ve eteklerinin keşişler ve münzeviler için inziva alanı haline geldiğine dikkat çekildi. Günümüzde hâlâ görülebilen mağara yapıları ve manastır kalıntılarının, Erciyes’in Tanrı’ya yakın bir mekân olarak algılandığının somut göstergesi olduğu belirtildi.
Dr. Murat Cahid Cıngı’nın bu paylaşımı, Erciyes Dağı’nın yalnızca modern kayak merkezi kimliğiyle değil, yaklaşık 4 bin yıllık kutsal geçmişiyle de değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı. Cıngı’nın vurguladığı bu tarihi perspektif, Erciyes’in Kayseri ve Anadolu kültüründeki yerini daha iyi anlamak açısından önemli bir hatırlatma olarak değerlendirildi.




