Taşeronluk sistemiyle hat taşıma işlemleri yapan bir firma, ülke çapında faaliyet yürüten bir süpermarketle yaptığı anlaşma sonrası 3 kişiyi o süpermarkette çalışmak üzere işe aldı. Hat taşıma/çıkarma işlemlerini kişilerin kimlikleriyle birlikte gerçekleştiren 3 çalışan hakkında, Mehmet Önder isimli kişi kendi adına 38 ayrı hat taşındığı/çıkartıldığı iddiasıyla Kayseri Cumhuriyet Savcılığına ‘Evrakta sahtecilik’ iddiasıyla 3 kişi hakkında dava açtı. Cumhuriyet Savcılığı katiplerinden Kamil Arıkan isimli kişi, hakkında dava açılan 3kişiyi çağırarak, hat başı bin lira ödemelerini, aksi halde 5 yıl kadar bir süreyle hapis cezası alabileceklerini, Devlet memuru olamayacaklarını söyledi. 2 kişi kendi isimleriyle yapılan işlemlerin belirlenmesiyle birlikte biri dört, diğeri iki hat taşıdıklarından dolayı 6 bin lirayı ödedi. Şeydacan Büyüktaf isimli vatandaş ise hakkını mahkemede arayacağını belirterek para ödemedi. Mahkemede kendini savunan Büyüktaf hakimin verdiği karar ile beraat etti.

İstikbal’in işçilerine verdiği yemek sosyal medyayı ikiye böldü
İstikbal’in işçilerine verdiği yemek sosyal medyayı ikiye böldü
İçeriği Görüntüle

Hakkında ‘Evrakta sahtecilik’ suç lamasıyla dava açılan Şeydacan Büyüktaf isimli vatandaş gazetemize yaptığı açıklamada, “Taşeronluk yapan Kampanya Elektronik firmasında hat taşıma işlemi yapmak üzere işe alınan kişiler hakkında, Mehmet Önder isimli şahıs adına 38 ayrı hat çıkarıldığı için dava açıldı. 38 hat sahibi olan Mehmet Önder, tarafına hat çıkartan ve taşıyan kişilere, evrakta sahtecilik suçlamasıyla dava açtı. Şeydacan Büyüktaf isimli çalışan ise mahkeme tarafından beraat ettirildi. 

Kampanya Elektroniğin ünlü bir süpermarkette anlaşmaları vardı, dışarıdan gelen bir GSM operatöre bağlı olan hatları bizim çalıştığımız firmanın anlaşmış olduğu GSM operatörüne taşıdığımızda faturalı hatlara 50 lira, faturasız dönüşlere de 40 liralık hediye ediliyordu, bu hediyeler hatlara yükleniyordu ve hat sahipleri de bu hediyeleri hatlarından süpermarkette kullanıyorlardı. Tarafıma bir gün bir tebligat geldi. Bir kişi adına 38 tane hat açılmış/taşınmış, bunların 2 tanesini ben taşımışım, benim taşıdıklarım kişinin bilgisi dahilinde olmadan taşındığı iddia ediliyordu. O kişi bu hatlar benim bilgim dışında açılmış diyor ve dava açıyor mahkemeden de bana tebligat geliyor ki bu hatları sen taşıdın diye. Biz kesinlikle bu işlerden prim almıyorduk, asgari ücret karşılığında çalışıyorduk, sigortalı görünüyorduk, artı olarak da 400 lira tutarında kargoyla tarafımıza para da gönderiliyordu. Yani sigortayı asgari ücret gibi gösterip artı bir para daha yolluyorlardı.” diye konuştu. 

“Hakkımı aradım beraat ettim”

Büyüktaf, Hakimin kendisine bu işlemlerden prim alıp almadıklarını sorduğunu, kendisinin ise kesinlikle işlem yapanların değil, işlem yaptıranların kazancı olduğunu söylediğini belirtti. Büyüktaf sözlerini şöyle sürdürdü: “Önceki gün mahkeme günüydü ve ben beraat ettim. Savunmamı yaptım, öğrenciyim, 3 ay boyunca çalıştım, bu hatları kişinin bilgisi dahilinde taşıdım çünkü kimliği ile birlikte işlemleri yapıyoruz dediğimde hakim durumu anladı ve ‘Bu işlemlerden prim alıyor muydunuz’ diye sordu,  hat taşıdığımız kişilerin kazancı var ama benim yok, 1 ya da 100 tane de hat taşısam benim hiçbir kazancım yok dedim. Hakim de hem benim öğrenci olduğum için, hem de bu işlerin daha öncede yapıldığı için beraatıma karar verdi. 38 tane hat başına dava açılıyor, yalnızca bana değil bu hatları taşıyan tüm kişiler hakkında dava açılıyor. Ben 2 hat taşıyorum ve bana her bir hat için bin lira para cezası dediler, öncesinde mahkemede uzlaşmaya gidilsin dediler, ben bunu kabul etmedim ve mahkemenin oluşmasını bekledim. Kamu davası olarak önceki gün davamız görüldü ve beraatımla sonuçlandı. Benimle birlikte 2 kişi daha aynı yerde çalışıyordu, biri 4, diğeri 2 hat taşımış, bu kişiler 4 ve 2 bin lira ödediler ve davaları kapandı. Ben mahkemeyi bekledim. Mahkeme öncesinde kalem beni çağırdı ve beni tehdit etmeye başladı. Kişinin bilgisi olmadan sahte evrak yapmışsın, bu büyük bir suç ve senin hayatın bitti dedi. Devlet memuru olamayacaksın dedi, bundan sonra hiçbir şey olamazsın dedi. Ya bu parayı ödersin dava kapanır, ya da sana 5 yıla kadar hapis cezası verirler dedi. Bunu yapmadığımı söyleyince de bana, bunu yapmadım diyerek neler yapanları gördük dedi. Ben parayı ödemeyeceğimi söylediğimde mahkemede bunu sana bir şekilde kat kat ödettirecek dedi.”