Kayseri Haber / Kayseri’de yaklaşık 23 yıldır yaşayan, aslen Tokatlı olan Diyetisyen Furkan Yoldaş, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda önemli bilgiler paylaştı. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu olan ve 2020 yılından bu yana mesleğini sürdüren Yoldaş, 2021’den bu yana da Kayseri’deki özel ofisinde danışan kabul ediyor. Ramazan sürecinde doğru beslenmenin hem enerji seviyesini korumada hem de kilo kontrolünde belirleyici olduğunu vurgulayan Yoldaş, sahurdan iftara kadar dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Sahurun metabolizma açısından kritik önem taşıdığını belirten Diyetisyen Furkan Yoldaş, “Sahurun gündelik hayatımızdaki karşılığı kahvaltı öğünüdür. Sahurun en önemli faydalarından biri, vücut metabolizmasının yavaşlamasını önlemesidir. Sahur yapılmadığında vücut, uzun süreli açlığa karşı enerji tasarrufu yapmak için metabolizma hızını düşürür. Bu durum gün içinde halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı ve konsantrasyon güçlüğü gibi sorunlara yol açar. Oysa lifli ve protein ağırlıklı bir Ramazan beslenmesi ile yapılan sahur, metabolizmanın aktif kalmasını destekleyerek kişilerin gün boyu daha enerjik hissetmesine yardımcı olur” dedi.
Sahurda dengeli bir sahur öneren Yoldaş, “Güzel, çeşitli bir kahvaltı; peynir, zeytin, yumurta ve mevsim yeşillikleri içermeli, tahıllı ekmekle desteklenmelidir. Uzun vadeli enerji için porsiyona dikkat ederek çiğ kuruyemişler eklenebilir. Sahura vaktinden biraz erken kalkıp sıvı alımına da özen gösterilmelidir. Sahurda aşırı çay ve kahve gibi kafein içeren içeceklerin tüketimi gün içi tansiyon dengesinin bozulmasına ve sıvı kaybına neden olabilir” ifadelerini kullandı.
Ağır hamur işlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Yoldaş, “Özellikle Kayseri’nin yöresel lezzetlerinden kete, katmer, poğaça tarzı ürünleri mide problemlerine neden olması açısından tercih etmeyi önermiyorum. Özellikle mide problemi yaşayan bireyler sahur bitiminde bir bardak laktozsuz süt veya yoğurt tüketebilir” diye konuştu.
İftar sonrası ani yemek tüketiminin ciddi sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Yoldaş, “İftar sonrası ani tüketim maalesef mide spazmına kadar ilerleyebiliyor, reflü ve gastrit dahil birçok sağlık problemini tetikleyebiliyor. Bir bardak suyla orucu açtıktan sonra aşırı sıcak olmayan bir çorba ile başlayıp 10–15 dakika civarı beklenip ana yemeğe geçilirse leptin salgısı için gereken süre de sağlanacağı için daha erken doyumla karşılaşırız” dedi.
İftar düzenine ilişkin önerilerde bulunan Yoldaş, “Yemek yanında sıvı kalorili içeceklerden kaçınılmalıdır. Özellikle gaz sancısı problemi yaratması beklenen bakliyatlar ile çiğ soğan ve sarımsak gibi sülfür içeren besinler bazı kişilerde gaz ve spazm problemlerini artırabilir. İftar porsiyonu; hafif bir çorba, protein ağırlıklı ana yemek, sağlıklı bir karbonhidrat kaynağı (basmati pirinç, tam tahıllı makarna veya bulgur pilavı), yanında cacık ve salata şeklinde planlanabilir” ifadelerini kullandı.
Ramazan’da spor yapmak isteyenler için zamanlamanın önemine değinen Yoldaş, “Oruç tutarken spor yapmak için doğru zamanlamayı seçmek hem performansı artırır hem de sağlık açısından riskleri azaltır. İftardan 1–2 saat sonra yapılan egzersiz en güvenli seçenektir. İftardan önce yavaş tempolu yürüyüş gibi hafif egzersizler uygulanabilir. Sahurdan önce sabah erken saatlerde hafif esneme ve nefes egzersizleri yapılabilir” dedi.
Kilo vermek isteyenlere de uyarılarda bulunan Yoldaş, “Ramazan’da kilo vermek isteyenler iftarda ‘nasıl olsa aç kalıyorum’ diye düşünüp ağır beslenmemeli. Hafif orta düzey bir kalori açığı oluşturmak yeterlidir. İftardan 1,5 saat sonra 30–45 dakikalık yürüyüşle desteklenmesi önemlidir. Kan şekeri durumuna göre iftardan 3–4 saat sonra sağlıklı bir ara öğün eklenmesi gerekebilir” diye konuştu.
Kilo almak isteyenler için ise Ramazan’ın zor bir dönem olabileceğini belirten Yoldaş, “Ramazan kilo almak için zor bir dönemdir çünkü öğün sayısı azdır. Öğün hacmi artırılmalı. Sıvı kaloriler, örneğin smoothie, işe yarayacaktır. Tek iftar ve sahur öğünü çoğu zaman yeterli olmaz. İftar ile sahur arasına uyku durumuna göre iki ara öğün ekleyebiliriz. Bunlardan biri sütlü tatlı, diğeri meyve ve kuruyemiş ara öğünü olabilir” ifadelerini kullandı.
Ramazan ayında dengeli beslenmenin hem sağlık hem de kilo kontrolü açısından büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Furkan Yoldaş, kişisel ihtiyaçlara göre planlama yapılmasının en doğru yaklaşım olduğunu vurguladı.




