Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç verdiği bir röportajda hayatına dair her detayı tek tek paylaştı. Başkan Büyükkılıç’ın dokunaklı hayat öyküsünde bilinmeyenleri ortaya çıktı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Hürriyet gazetesine verdiği kapsamlı röportajda çocukluğundan siyasi kariyerine, hekimlik yıllarından belediye başkanlığına uzanan yaşam hikâyesini paylaştı. Mütevazı bir başlangıçtan kamu yönetimine uzanan yolculuğunu anlatan Büyükkılıç, hem kişisel hem de mesleki tecrübelerine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

'Benden Önce Yokluktan Vefat Etmiş 4 Kardeş Var'
1953 yılında Kayseri’nin Develi ilçesine bağlı Şıhlı Köyü’nde dünyaya gelen Büyükkılıç, kalabalık bir ailede büyüdüğünü ifade etti. Altı erkek, iki kız kardeşin en küçüğü olduğunu belirten Başkan, ekonomik zorlukların gölgesinde geçen çocukluk yıllarında erken yaşta sorumluluk aldığını vurguladı.
Büyükkılıç zorlu hayat mücadelesini şu sözlerle aktardı:
"Bir köy çocuğu olarak doğmuşuz. Altı ağabeyim, iki ablam var. En şirinleri, en küçükleri benim. Benden önce yokluktan vefat etmiş dört kardeş var. Rahmetli babam esnaftı. Toptan bakkaliyeyle uğraşırdı. Köy şartlarında yeri geldi tarlada çalıştık, yük indirdik kaldırdık… Şimdi ‘seyyar yasak"

'Tasarruflu Olmak Cimrilik Değildir'
Kazanç ve harcama dengesine dikkat çeken Büyükkılıç, elde edilen gelirin kıymetini bilmenin savurganlıktan uzak durmayı sağladığını ifade etti. Kayseri halkına yönelik zaman zaman yapılan olumsuz yorumlara da değinen Başkan, Kayserililerin helal kazanç ve bilinçli harcama anlayışıyla hareket ettiğini belirtti.
Hayırseverlik kültürünün şehirde güçlü olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, imkânı olanların eğitim ve sağlık yatırımlarına ciddi kaynak ayırdığını söyledi. Ona göre kolay kazanılan para kolay harcanırken, emekle elde edilen kazanç daha bilinçli değerlendiriliyor.

'Boş Vakit Bulamadık ki Şımaralım'
Ortaöğrenimini Kayseri İmam Hatip Okulu’nda tamamlayan Büyükkılıç, lise son sınıfı İzmir Bornova’daki Suphi Koyuncu Lisesi’nde bitirdi. İzmir’deki eğitim hayatında akademik başarısıyla öğretmenlerinin takdirini kazandığını ifade etti.
Annesinin doktor olmasını istemesi üzerine yüksek puanla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yerleşti. 12 Eylül öncesi siyasi gerilim ve şiddet ortamında eğitim gördüğünü hatırlatan Büyükkılıç, derslerine odaklanarak bu süreci sağduyuyla atlattıklarını dile getirdi.
Büyükkılıç, "Biz boş vakit bulamadık ki şımaralım, yanlış işlere eğilim gösterelim" sözleriyle de kolay bir çocukluk geçirmediğini dile getirdi.

Üniversite Yıllarında İlk Siyasi Deneyim
Toplumsal konulara ilgisinin üniversite döneminde arttığını belirten Büyükkılıç, Milli Türk Talebe Birliği bünyesinde yer aldığını söyledi. Siyasi eğiliminin Necmettin Erbakan’a yakın olduğunu ifade eden Başkan, milli ve manevi değerlere bağlı bir çizgide durduklarını aktardı.
1977 seçimlerinde Turgut Özal’ın İzmir’de aday olduğu dönemde seçim kampanyasında görev aldığını belirten Büyükkılıç, o süreçte önemli bir siyasi tecrübe kazandığını dile getirdi.

'Beyni Sevmemek Mümkün mü?'
1979 yılında tıp eğitimini tamamlayan Büyükkılıç, uzmanlık alanı olarak nörolojiyi seçti. Bu tercihte Kayserili akademisyen Prof. Dr. Ahmet Satoğlu’nun etkili olduğunu söyledi. Beyin ve sinir sistemi üzerine çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Başkan, tıbbın her alanının kıymetli olduğunu ancak işini sevmenin belirleyici olduğunu ifade etti.
Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte hekim-hasta ilişkisinde değişim yaşandığını söyleyen Büyükkılıç, geçmişte hastaların daha uzun dinlendiğini, tetkik imkânlarının sınırlı olması nedeniyle klinik değerlendirmenin daha ön planda olduğunu anlattı.

Abdullah Gül'den Dikkat Çeken Teklif
Mecburi hizmet için Niğde’de görev yapan Büyükkılıç, askerlik süresince ailesinden ayrı kalmanın kendisi için zor bir dönem olduğunu belirtti. Daha sonra Kayseri’de SSK Hastanesi’nde çalışmaya başladı.
1993 yılında görevinden ayrılarak Refah Partisi Kayseri İl Başkanlığı görevini üstlendi. Bu kararın siyasi bir beklentiden ziyade sorumluluk duygusuyla alındığını vurgulayan Büyükkılıç, teklifi Abdullah Gül’ün yaptığını aktardı. İl başkanlığı döneminde yoğun bir saha çalışması yürüttüğünü ifade etti.

28 Şubat Süreci ve Belediye Başkanlığı
1995 yılında milletvekili seçilen Büyükkılıç, 28 Şubat sürecinin zorluklarını yaşadıklarını söyledi. Şükrü Karatepe’nin ceza almasının ardından Melikgazi Belediye Başkanlığı için aday gösterildiğini belirtti. O dönemde Refah Partisi’nin kapatıldığını, Fazilet Partisi hakkında da kapatma davası açıldığını hatırlattı.
Siyasi atmosferin olumsuzluğuna rağmen seçimleri kazandıklarını belirten Büyükkılıç, toplumla kurdukları güçlü bağın bu başarıda etkili olduğunu söyledi. Görev süresince Melikgazi ve Kayseri’nin önemli bir gelişim süreci yaşadığını ifade etti.

'Siyaset Geçici, Hizmet Kalıcıdır'
Geçmişte 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi kritik dönemlere tanıklık ettiğini söyleyen Büyükkılıç, siyasetin gelip geçici olduğunu ancak hizmetin kalıcı olduğunu vurguladı. Hemşehrilik anlayışından ziyade liyakat esasına göre hareket ettiğini belirten Başkan, bir göreve getirilecek kişinin yetkinliğinin öncelikli olması gerektiğini ifade etti.
Siyasi kimliğin ötesinde kapsayıcı bir yönetim anlayışı benimsenmesi gerektiğini dile getiren Büyükkılıç, kamu görevinde asıl amacın toplumun tamamına hizmet etmek olduğunu sözlerine ekledi.
Yoğun siyasi tempoya rağmen hekimlik kimliğini önemsediğini ifade eden Büyükkılıç, eşi ve oğlunun da doktor olduğunu belirtti. Mesleki gelişmeleri yakından takip ettiğini ancak uygulama fırsatı bulamadığını söyledi. Siyasetin stresli yapısına rağmen motivasyon kaynağının milletle kurduğu bağ olduğunu dile getiren Başkan, kendisini ayakta tutan unsurun hizmet üretme arzusu olduğunu vurguladı.




