Kayseri Haber / Kayseri’de görev yapan el sanatları öğretmeni Dinçer Savranlar, filografi sanatına dair deneyimlerini ve gençlerle yürüttüğü çalışmaları anlattı. Geleneksel sanatların yeni nesillere aktarılması için yıllardır eğitim veren Savranlar, filografinin yalnızca bir el işi değil, aynı zamanda sabır ve süreklilik gerektiren bir disiplin olduğunu vurguladı.
Kayseri’de gençlerle sanatın buluşmasına katkı sunan çalışmalar, geleneksel el sanatlarının yaşatılması açısından önemli bir rol oynuyor. Özellikle son yıllarda dijitalleşmenin etkisiyle el sanatlarına olan ilginin değişim gösterdiği ifade edilirken, bu alanda eğitim veren isimler gençlerin potansiyelini ortaya çıkarmak için çaba göstermeye devam ediyor. Bu kapsamda filografi sanatı, hem görsel estetiği hem de üretim sürecindeki emeğiyle dikkat çeken alanlardan biri olarak öne çıkıyor.
Filografi, temel olarak ahşap zemin üzerine çivilerin belirli bir düzenle çakılması ve bu çiviler arasına tel sarılmasıyla oluşturulan dekoratif bir sanat dalı olarak biliniyor. Ancak bu tanım, sanatın ruhunu anlatmak için yeterli görülmüyor. Eğitmenler, filografinin yalnızca teknik bir üretim süreci değil, aynı zamanda sabır, odaklanma ve estetik bakış açısının birleştiği bir sanat olduğunu belirtiyor. Çivilerin tek tek çakılması ve tellerin belirli tekniklerle sarılması, ortaya çıkan eserin değerini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Kayseri’de gençlik merkezlerinde yürütülen eğitim çalışmalarında, gençlerin bu sanata olan ilgisinin dönemsel olarak değiştiği gözlemleniyor. Özellikle önceki yıllarda kurslara yoğun talep olduğu, günümüzde ise kuşakların değişmesiyle birlikte sabır gerektiren sanatlara yönelimin azaldığı ifade ediliyor. Buna rağmen eğitim veren isimler, gençlerin yeteneklerini keşfetmeleri için teşvik edici çalışmalar yürütüyor. Eğitim süreçlerinde birçok öğrencinin başlangıçta zorlandığı ancak zamanla ortaya koydukları eserlerle büyük başarı elde ettiği belirtiliyor.
Dinçer Savranlar filografi öğrenmenin teknik açıdan zor olmadığını ancak kişinin bu sanata gönül vermesinin önemli olduğunu dile getiriyor. Mantığı kavrandıktan sonra çivi çakmanın ve tel sarmanın keyifli bir sürece dönüştüğü ifade edilirken, sabrın bu sanatın en temel unsuru olduğu vurgulanıyor. Özellikle yeni başlayanlara, acele etmeden ilerlemeleri ve sürekliliği korumaları öneriliyor. Sanatta gelişimin en önemli anahtarının düzenli çalışma olduğu belirtilirken, yarım bırakılan çalışmaların motivasyonu düşürdüğüne dikkat çekiliyor.
Geleneksel sanatların gençlere aktarılması konusunda yürütülen eğitim faaliyetleri, kültürel mirasın korunması açısından da önem taşıyor. Eğitmenler, gençlerin çoğu zaman “yetenekli değilim” düşüncesiyle el sanatlarından uzak durduğunu ancak doğru yönlendirme ile başarılı eserler ortaya koyabildiklerini ifade ediyor. Bu nedenle sanat eğitiminde motivasyonun ve cesaretlendirmenin büyük rol oynadığı belirtiliyor.
Dinçer Savranlar, filografiyle ilgili deneyimlerini ve tavsiyelerini şu sözlerle dile getirdi:
“Adım Dinçer Savranlar Erciyes üniversitesi Geleneksel el sanatları bölümünü okudum ve mezun olduktan hemen sonra Halk eğitime bağlı KYK kız yurtlarında göreve başladım. 5 yıl halk eğitim bünyesinde yurtlarda Ebru sanatı, filografi sanatı ve ahşap boyama sanatı dersleri verdim. Sonrasında Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ait Gençlik Merkezi'nde görev almaya başladım ve son 5 yıldır da Gençlik Spor bakanlığına bağlı olarak gençlik merkezlerinde Ebru ve filografi sanatlarını gençlerimize öğretmek için çalışmalara devam ediyorum. Filografi sanatı çiviler ve telin aşkıdır. Çivi ayakta dik durmak için birkaç çekiç darbesi alır ve belli bir düzenle belli aralıklarla çakılan çiviler bakır teller ile çivinin adeta yaralarını sararcasına sarılması ile oluşan belirli tekniklerle sarma işlemleri yapılan göze ve ruha hitap eden bir sanat diyebiliriz. Filografi ile okuduğum bölümde tanışıp sonrasında belediyenin vermiş olduğu kurslara giderek kendimi geliştirdim. Öğrenmek zor değil fakat bu işte gönlünüz yoksa ilginiz yoksa öğrenmek bir hayli zor mantığını kavradıktan sonra çivi çakmakta tel sarmakta hayli keyifli. Yeni başlayanlara tavsiyem şudur öncelikle sabrı öğretmemiz gerekiyor çünkü filografi fazlasıyla sabır gerektiren emek gerektiren ve tabii ki süreklilik esaslı bir sanat. Eğitmenliğe ilk başladığım sıralarda sene 2016 2017 yıllarında daha çok talep vardı bu elbette çok azalmadı fakat kuşakların değişmesiyle gözle görülür şekilde gençlerin sabrını azaldığını ve el sanatlarına ilgilerinin ben de yetenek yokmuş diyerek maalesef ilgilerinin azaldığını görüyorum tabii elimden geldiğince sanatı sevdirmeyi ve bu işi yapabileceklerini göstermeye çalışıyorum ki birçok öğrenci bu şekilde harika eserler çıkardılar. Bu sanata başlamak isteyenlere tavsiyem sabır sabır sabır… Diyorum ve eklemek istiyorum sanatta ilerlemek ve kendini geliştirmek istiyorsan başladığın işi asla yarın bırakma ve sürekliliği esas al, bildiğim güzel bir söz var şöyle paylaşayım taşı delen suyun kuvveti değil sürekliliğidir.”




