Kayseri’de babasının doktor ihmalinden öldüğünü söyleyen kişiye doktordan açıklama geldi. Prof. Dr. Ramazan Topsakal, ‘Her Kaybın nedeni hekim değil’ dedi. 

Geçtiğimiz yıl 17 Ağustos’ta yaşanan olayda, Yahya Kemal Kalem isimli vatandaş, babası Mevlüt Kalem’in kalp rahatsızlığı için Erciyes Üniversitesi Kalp Hastanesi’nde Prof. Dr. Ramazan Topsakal’dan randevu aldı. Prof. Dr. Ramazan Topsakal, Aort darlığı teşhisi koyduğu Mevlüt Kalem’e Tavi işlemi için gün verdi.  Hastane, hasta yakınından Tavi işlemi için 386 Bin TL para talep etti. Hasta yakını Parayı ödedi.

Mevlüt Kalem3

Hasta yakını Yahya Kalem, babasının Prof. Dr. Ramazan Topsakal’ın ihmalinden kaynaklı olduğunu dile getirmesinden sonra, Prof. Dr. Topsakal’dan açıklama geldi. 

‘Böyle Bir İddiayı Reddediyorum’
Profesör Doktor Ramazan Topsakal, ‘Benim öncelikle açıklamak istediğim ‘bıçak parası’. Bıçak parası, yasal olmayan herhangi bir şekilde hekimin elden alıp tabiri caizse cebine indirdiği paradır. Hiçbir kaydı yoktur. Bu yasa olarak hem suçtur hem benim inancım gereği yaşam felsefem gereği bir rüşvettir. Aynı zamanda haramdır. Ben 32 yıllık meslek hayatım boyunca hiçbir hastadan bir kuruş para almış insan değilim. Aldığım tek ücret devletin bana verdiği maaş ve yine resmi olarak hastanenin yaptığı ek ödemedir. Böyle bir iddiayı reddediyorum. Hasta yakınları bununla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulundular. Savcılık gerekli soruşturmayı yaptı. Bu soruşturmada yapılan bütün ödemelerin resmi belge karşısında Erciyes Üniversitesi Hastanesine ödendiğini, herhangi bir suç oluşturacak unsur olmadığını belgelemiştir’ dedi.

‘İşlem Gayet Başarılı Geçti’
Yahya Kemal Kalem’in iddialarına göre babası 2 gün içerisinde çıkacaktı. Prof. Dr. Topsakal yanıtladı, ‘Bizim, Tavi yaptığımız hastaların en riskli dönemi ilk 24-48 saatlik dönemidir. Bu 24-48 saatlik dönemde biz hastayı yoğun bakıma alırız. Kalp ritmini bütün yaşam bulgularını izleyerek takip ederiz. Ayrıca izlemek için hastalara geçici kalp pili takarız. Benim ameliyattan sonra bütün hastalara ifade ettiğim cümle şudur; ‘İşlem gayet başarılı geçti. Herhangi bir problem olmazsa hastamızı 24-48 saat sonra taburcu edebiliriz. Bu hastayla ilgili olarak bizim de hiç beklemediğimiz, benim de beklemediğim bir komplikasyon bir kanama meydana geldi. Tedavi etmemize ve hastada geçici kalp pili olmasına rağmen hastayı kaybettik. Biz de böyle bir komplikasyondan dolayı üzüldük. Ama bu işin doğasında bu var. Hastadan aldığımız onay formunda da, işlemden sonra yüzde 5 ile 10 arası ölüm riski olduğu mevcut’

‘Tamamen Gerçeğe Aykırı’

Prof. Dr. Ramazan Topsakal, yaptığı işlemlerdeki ölüm oranının yüksek olduğu iddiası üzerine, ‘Üniversitede, benim yaptığım Tavi işlemlerinin mortalitesinin yüksek olduğu ile ilgili duyumlar aldığından bahsediyor. Tamamen gerçeğe aykırı. Üniversitede bu işlemi ilk başlatanlardan birisi ve en fazla işlem yapan benim. Benim başarı oranlarım Avrupa ve Amerika ve bizim ülkemizdeki bütün standartlarla eş değerdir. Bununla ilgili bilimsel istatistik de verebilirim’ diye konuştu.

Ramazan Topsakal Röp

Kayseri'deki Deprem Toplanma Alanı Satışa Mı Çıkıyor? Kayseri'deki Deprem Toplanma Alanı Satışa Mı Çıkıyor?

‘Yüzde 100 Garantidir Demek Gerçek Dışı Bir İfade Olur’

Ölümün ihmalden kaynaklı olmadığını dile getiren Prof Dr. Topsakal, ‘Bu işlemi yaklaşık 10 yıldır bu merkezde yapıyorum. Benim başkanlığımda bir ekip tarafından yapılıyor. Çok sayıda hastaya işlem yaptık. Birçok hasta şu an hala kontrollere geliyor. Hastalarımın yüzde 90’ı memnundur. İçlerinde kaybettiğimiz hastalar elbette var. Tavi gibi bir işlemin özellikle yaşlı, ölüm riski yüksek, ameliyat riski yüksek hastalara yapılıp yüzde 100 garantidir demek gerçek dışı bir ifade olur. Biz hastayı kaybettiğimiz zaman elbette üzülüyoruz. Ama her kaybın nedeni hekim değil. Her şeyi yaptığınız halde siz hastanızı kaybedebilirsiniz. Bütün önlemlere rağmen kaybettiğimiz hastalar var. Biz bunu zaten inkar etmiyoruz. Biz işlem yapmadan önce bütün hastalarımıza işlemlerin riski nedir, başarı oranı ne kadardır ayrıntı olarak aydınlatıyoruz’ ifadelerini kullandı.

‘Hastayı Yazılı Olarak Bilgilendirdik Sözlü Olarak Anlattık’
Hastaya tüm bilgilendirmeleri yaptığını söyleyen, prof. Dr. Topsakal, ‘Hastayı yazılı olarak bilgilendirdik. Sözlü olarak anlattık, Hasta bizzat bütün bunları okuyarak, risklerini bilerek bu işlemi kabul etmiştir. İşlem son derece başarılı geçti. İşlemden sonra takiplerinde de bir sıkıntı yok. Ancak bekleyemediğimiz bir komplikasyon gelişti. Hastada kanama meydana geldi. Kanamayı boşaltmamıza rağmen her türlü müdahaleyi yapmamıza rağmen hastayı kaybettik. Biz de sonuçta hekimiz, yapacağımız şeyler sınırlı. Böyle bir komplikasyon yaşadığım için ben gerçekten çok üzgünüm. Hasta için de üzgünüm hasta yakınları için de üzgünüm ama sonuçta biz de insanız’ dedi.

Mevlüt Kalem1

‘Konsey Kararında Benim İmzam Da Var’
Tavi işlemi ile ilgili konsey kararına değinen Prof. Dr. Topsakal şöyle konuştu, ‘Şimdi Tavi işlemi yapmak için izlenen yöntem şudur. Eğer işlem ücretini SGK ödeyecek ise bu ancak 5 öğretim üyesinin ıslak imzasıyla Tavi kararı verilmesiyle bu ücret ödenir. Siz bu onayı almazsanız SGK ücreti ödemez. Mevcut hasta bana başvurduğunda hastanın durumundan dolayı konseyden bu hasta için Tavi yapılması kararının çıkmayacağını ancak açık yöntemle bu işlemin yapılacağı kararının çıkacağını söyledim. Konseyden sonra da bunu anlattım. Konsey kararında benim imzam da var. O belge konsey kararı bizzat hastanın oğluna okutuldu. Belgede, semptomatik aort darlığı ve mevcut hastanın cerrahi riski düşük olduğu için aort kapak replasman kararı verildi. Bu belgeyi hasta yakınına anlattım, hem de bizzat kendisi okuyarak ıslak imzasıyla onayladı. SGK’nın, ‘açık cerrahiyi kabul etmediği durumlarda hasta kendi ücretini hastaneye ödeyip yaptırabilir’ kararına istinaden tüm ücretini hastaneye ödeyerek bu işlemi yaptırdılar. SGK’nın ödemesi olmadığı zaman ekstradan bir karar almaya gerek yok. Zaten yapılan işlem aynı. Biz ikisinde hastaya sunduk, hasta kendi iradesiyle ücretsiz yapılacak açık ameliyatı kabul etmedi, ücretini hastaneye ödeyerek, kapalı yöntemi tercih etti. Bu yüzden hasta yakınının iddiaları tamamen gerçek dışıdır. Bütün belgelerde hem hastanın hem bu iddiaları bulunan kişinin imzaları vardır.’
 

Kaynak: ÖZEL HABER