Bu noktada uzmanlar, sessiz migrenin tipik baş ağrısı olmadan görülen migren belirtileriyle kendini gösterdiğini ifade ediyor. Değinildiği üzere kişi başında zonklayıcı bir acı hissetmez; bunun yerine ışığa veya sese aşırı duyarlılık, ani mide bulantısı, odaklanma güçlüğü, görme alanında parlamalar veya bulanıklık gibi “aura” olarak bilinen sinyaller ortaya çıkabiliyor. Yani ağrısız ama tipik migren belirtileriyle ilerleyen bir süreç söz konusu.
Sıradan bir baş ağrısı ne zaman sessiz migrene dönüşür?
Belirtildiği gibi sıradan baş ağrıları genelde kısa süreli, strese veya yorgunluğa bağlı şikâyetlerdir. Ancak ağrı olmadan gelişen migren özellikleri birkaç saat boyunca devam ediyorsa, kişinin ışık ve ses hassasiyeti artıyorsa, görüşte dalgalanmalar yaşanıyorsa ya da aniden ortaya çıkan halsizlik tabloya eşlik ediyorsa bu durum “sessiz migren” ihtimalini güçlendiriyor. Bu noktada uzmanlar, sık tekrar eden aura benzeri belirtilerin migren döngüsünün bir parçası sayıldığını vurguluyor.
Risk grupları kimlerden oluşuyor?
Bu sebeple doktorlar, genetik migren geçmişi olanların, yoğun ekran maruziyeti yaşayanların ve düzensiz uykuya sahip kişilerin sessiz migren açısından daha hassas bir grupta bulunduğunu belirtiyor. Stresli dönemler, öğün atlama ve hormon dalgalanmaları da tabloyu tetikleyebiliyor.
Sessiz migren, fark edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini uzun süre gölgeleyebilecek bir durum. Bu nedenle, baş ağrısı olmamasına rağmen migreni andıran belirtiler devam ediyorsa, nöroloji uzmanları durumu ciddiye alıp değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Konu üzerinde yapılan yeni araştırmalar, ağrısız migren tablosunun sanıldığından daha yaygın olduğunu gösteriyor ve bu durum önümüzdeki dönemde sağlık gündeminde daha fazla yer bulacak.




