Kayseri’de yaşayıp da Gesi’nin o dar sokaklarında kaybolmayan, güvercinliklerin hikayesini dinlemeyen çok şey kaçırıyor demektir. Gelin, bu kez ticaretin ve koşturmacanın dışına çıkalım; sadece bir bardak çay ve bolca huzur için Gesi Bağları’nın o yanık ezgisine kulak verelim.

Bilirsin, biz Kayserililer genelde iş güç, ticaret, "hesap-kitap" derken hayatın o koşturmacasına çok kaptırırız kendimizi. Ama ne zaman ki ruhumuz biraz daralsa, şöyle bir nefes almak istesek, yolumuz illa ki o yanık türkünün doğduğu yere, Gesi’ye düşer

Geçenlerde yine vurdum kendimi Gesi yollarına. Hani o meşhur türküde "Gesi bağlarında dolanıyorum" diyor ya; gerçekten de dolanmadan, o havasını ciğerlerine çekmeden anlamıyor insan. Şimdilerde her yer site oldu, her yer yüksek bina... Ama Gesi’ye girince o eski taş evlerin selamı insanı bir başka karşılıyor.

O Kuş Evleri Yok mu?
Gesi’nin o meşhur güvercinliklerini bilirsin. Eskiler ne kadar ince düşünmüş değil mi? Dağları, yamaçları nakış gibi işleyip kuşlara saraylar yapmışlar. Şimdi biz balkonumuza kuş gelse kovalıyoruz, adamlar vaktiyle kuş gübresi için koca bir mimari yaratmış. O taş kulelere bakarken insan "Vay be, biz ne ara bu kadar koptuk doğadan?" demeden edemiyor.

Bir Bardak Çay, Bolca Huzur
Eğer yolun düşerse, öyle lüks mekan falan arama. Çek arabanı bir kenara, ya da bul bir taş duvar dibi, otur. Sadece dinle. Rüzgar asmaların arasından geçerken sanki o meşhur türküyü mırıldanıyor gibi geliyor. Gesi, insanın içindeki o gurbet hissini hem kaşıyor hem de iyileştiriyor.

Hani hep deriz ya "Hafta sonu nereye gitsek?" diye. AVM’lerin gürültüsünde yorulacağına, al çayını termosuna, git Gesi’ye. O taş evlerin arasında yürürken sadece geçmişi değil, aslında unuttuğun o sakin halini buluyorsun.

Kısacası dostlar; Gesi bizim sadece türkümüz değil, nefesimiz. Betonların arasında sıkışıp kaldığımız şu günlerde, toprağın ve tarihin sesini duymak isteyen herkesin bir "dolanması" lazım o bağlarda.

Bu Yazı İçin Kısa ve Doğal Spot:
"Hepimizin dilindedir o meşhur Gesi Bağları türküsü de, kaçımız gidip o taş evlerin, o devasa güvercinliklerin gölgesinde bir nefes aldık? Bu hafta sonu bütçeyi, işi, gücü bir kenara bırakıp; Kayseri’nin o en yanık, en huzurlu köşesine, Gesi’ye doğru bir yolculuğa çıkalım mı?"